Uzun zamandır gitmekle kalmanın yol ayırımındaydım.
Hani hep diyordum ya sana "Hangisine gitsem arkamdan ağlıyor diğeri, hangisi nereye götürüyor bilmiyorum. Belki ikisi de aynı yerde yani sende birleşiyordur. Yürüyen ben olduktan sonra başka ne beklenir ki" diye.
İşte o yolun neresi olduğunu öğretti bana sükutun...
Ne zaman seni unutma isteği gelse rüyalarımın ve ruhumun orta yerine düşüp, sanki ilk günmüş gibi yeniden yakmaya başlıyordu beni ateşin.
Hissettiğim onca şey sahte olamaz diyordum.
Sonra senin rüyalarının peşini bırakma deyişlerin geliyordu aklıma.
Vuslat diyerek susuyordum, sevdana susuyordum.
Ve gel gör ki yıllar geçti, şehirler, hayatlar, hayaller değişti bir gelmeyişin değişmedi.
"Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın." Diyordu ya Münir Nurettin Selçuk ; sen de beni bıraktın.
Hayallerin, sevdanın, hüznün, yokluğunun ve kaynayan ruhuma inat buzlar ülkesinin koynunda...
Kuyudan çıktım.
Ne merdiven vardı, ne de zerre merhamet.
Kendi kalbime sarıldım.
Kendi ruhuma ninniler söyleyip, kendi şefkatimin dizlerinde uyuttum kendimi.
Bana yapılan her zulmü unuttum, her kötülüğü affettim.
Vuslata ermenin hayali uçup gitti g/özümden bir başkasına gönül verdiğini fark ettiğimde.
Senin yârin kimi sever bilmem, lâkin beni artık senin hayaline dahi ağyâr eyledin, el ettin.
Sana son b/akışımda, göğsümden düşüp iliğimi yaktı gidiş biletim.
Gönlümün hızırını kim bilir hangi Leyla 'ya yar ettim.
Şimdi hayata yeniden başlayıp, ömrümü unuttuğum o durağı terk etmekteyim.
Sana bir veda bile edememiş olmanın hüznüyle, gönlümü "başkasını seviyor git" diye ikna etmekteyim.
Hoşça kal sevdiğim...
Kayıt Tarihi : 13.05.2026 12:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Eksikte olsa, yeniden başlamak için...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!