Daha da sessiz olabilir miyim?
Tabii…
Neden olmasın?
Kalbimin dibinde duran
iğde ağacının gölgesinde soluklanırım.
Akşam üzeri,
ruhumun panayırına çıkarım.
Kimse bilmez.
Ben de kimseye anlatmam.
Sessiz olabilirim
bir ömür boyu.
Kimsenin etlisine sütlüsüne karışmadan,
kimsenin hayatına
fazladan bir cümle olmadan
gezinirim kendi ülkemde.
Kime ne?
Kalbimdeki duygular
kaç kuruş eder ki zaten?
Kim çıkıp da
bir insanın içindeki hüznü
teraziye koyabilir?
Ruhumun elli beşinci katı boşalmış.
Asansör çalışmıyor.
Merdivenlerde yalnızca
ayak seslerim var.
Bir de…
Kuş sesleri cıvıldıyormuş
kalp odacığımın
üçüncü boğumunda.
Bundan kime ne?
Bırak cıvıldasınlar.
Ben bazen
kendi içimde kaybolmayı
dışarıda bulunmaya tercih ederim.
Çünkü insan
her kalabalıkta çoğalmıyor.
Bazen
bir insanın kendisiyle kalması,
dünyanın bütün gürültülerinden
daha büyük bir huzur.
El olmadan.
Yol arkadaşı aramadan.
Kimseye kendimi açıklamadan.
Kendi kendime.
Ne büyük haz…
Ne ulaşılmaz bir konfor.
Sahi,
kaç kişi başarabilir bunu?
Git sor bakalım.
İç âleminde
kaç yürek oturmuş bir banka
ve kendisiyle konuşuyor?
Kaç insan
kendi sesini
başkalarının sesinden ayırabiliyor?
Kaç kişi
kapısını içeriden kapatıp
yalnızlığını bir ceza değil,
bir memleket gibi yaşayabiliyor?
Benimki biraz böyle.
Ne tamamen yalnızlık,
ne de kalabalık.
Bir iğde ağacının altında
akşamı bekleyen
sessiz bir ruh sadece.
Kimseye eyvallahı yok.
Kimseye de hesabı.
Ben kendi ülkemdeyim.
Sınırlarım kalbim,
başkentim sessizlik.
Ve bütün yollar,
dönüp dolaşıp
yine bana çıkıyor.
Kendi kendime…
İyi ki.
28agustos26
04:43
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 04:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!