Hadi bir ses ver, bebeğim; savaşın dumanı dağılmadan, yıkılmış evlerin arasında kalan bir çocuğun sessiz bakışına, yarım kalmış bir ekmeğe, susuz bir avluya, enkaz altından yükselen bir nefese dokunan bir ses.
Bazen bir halkın kurtuluşu, büyük bir gürültüyle değil, zamanında uzanan bir elin sıcaklığıyla başlar.
Hadi bir ses ver; top seslerinin arasından bile duyulabilecek kadar insancıl ,merhametli ve umut taşıyan bir ses yeterlidir.
Acımızı yıldızlar örtsün demiyorum; yıldızlar, karanlığın üstüne yeniden ışık serpsin.
Gece, bombaların gölgesini değil, sabaha çıkma inancını taşısın.
Her yıldız, yitirilmiş bir yurdun yeniden kurulabileceğine dair bir işaret olsun.
Bir yağmur yağsın; yalnız toprağı değil, yanmış sokakların üstündeki külü, içimizde biriken korkuyu da yıkasın. Çünkü savaş, önce insanın içini kurutur.
Sonra bir kuş konsun yıkılmış bir çatının kalan tek kirişine.
Kanatlarında sürgünün değil, dönüşün haberini getirsin.
Hadi bir ses ver, bebeğim; bu halk yalnız bırakılmasın, çocuklar yeniden okula, anneler yeniden huzura, babalar yeniden eve dönebilsin.
Zaman da usulca eğilip kırılmış hayatları toplasın, kaybolanları bulsun, yaraları sarsın.
Hadi bir ses ver, bebeğim; belki o zaman silahlar susar, gökyüzü biraz daha açık, toprak biraz daha güvenli, insan biraz daha insan olur.
15.07.2026
Kayıt Tarihi : 20.07.2026 01:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!