Kemter Abdal Şiirleri - Şair Kemter Abdal

Kemter Abdal

Bugün dosta sual ettim,
Batını zahir eyledi.
Varıp kelam eyleyince,
Sırrını ifşa eyledi.

Seyran edip âsumândan,

Devamını Oku
Kemter Abdal

Horasan'ın göğünde üç gece dolunay,
Kızıl bir yıldız gibi düştü toprağa.
Dedem rüyasında gördü o nur yüzü:
"Bu çocuk hem dilsiz, hem de gönül sultanı."

Anam loğusa kanıyla kırk gün yıkadı tenini,

Devamını Oku
Kemter Abdal

Hazan yağmurları çok erken yağdı,
Yaprak sararmadan toprağa düştü.
Bir burukluk içime ansızın çöktü
Yazın neşesi silindi, gitti.

Gökyüzü ağladı sessiz sakince,

Devamını Oku
Kemter Abdal

🌞 Güneş (Şems) - Nesimi
Derd-i aşkın nârı, derimde yandı,
Enel-Hak sırrıyla, özüm uyandı.
Nin hurufun remzi, canımda gizli,
Yüzülen derimde, kızıl yazı kaldı.

Devamını Oku
Kemter Abdal

Hiçlikten evvel, daha sözcük yok iken,
Bir düşün içinde gizli bir tohum idim.
Eşya yaratılmazken, her şey bir gölge iken,
Ben o ilk manada, benzersiz bir düğüm idim.

Zaman doğmamıştı, ne gece ne gündüz var idi,

Devamını Oku
Kemter Abdal

Bir sabah, aynada kendimi aradım.
Cam, bana baktı.
Ben, cama.
İkimiz de sustuk;
çünkü ikimiz de kırılgandık.

Devamını Oku
Kemter Abdal

Gel gönül, varlıktan geç, durma bu handa,
Ene'l Hak sırrına er, kalma güman'da.
Benlik davasını sil süpür, at bir tarafa,
Hiçlik makamında bul sırrı pinhan'da.

Dört kapı kırk makam, yol budur erenler,

Devamını Oku
Kemter Abdal

Hind’in sofrasında kan şerbeti ikram edildi,
Bir masum gülüş, bir beddua, bir kırık testi…
Hamza’nın ciğeri, zehrin içine bandırdığı ekmek,
“Al ya Muhammed!” diyen celladın gölgesi.

Kadehinde kin, sofrasında kalleşlik,

Devamını Oku
Kemter Abdal

Hü diyelim evveline,
henüz yokluk bile yokken.
Ne Tanım vardı,
ne “ben” diye tutunan bir ses.

İlk yanlış,

Devamını Oku
Kemter Abdal

Zâhid, sen Tanrı'yı inkâr edersin,
Secde etmeyeni şeytan sanırsın.
Secde ettirmeyen Tanrı değil mi?
Hakk'a şirk koşandan farkın yok senin.

Gelen dört kitabı hak görmez misin?

Devamını Oku