Milyarlarca canlının doğduğu ve öldüğü
Bir garip gezegen dünya.
Her din bir başka açıklar bu döngüyü
Her varsayım başka.
Canlı, ölü, fosil hatta ruh
Her ne varsa bilinmeyen
Daha dün gibi sanki ayrıldığımız.
Oysa bir çok uzun yıl geçti aradan.
Ne ölümsüz anılardı yaşadığımız
Selam olsun o yıllara buradan.
Artık tüm sahiller hüznünle doldu
Akşam yat sabah kalk.
Hep aynı döngü.
Bazen şartlanma
Bazen tuluat.
Hızla geçiyor
Bu garip hayat.
Yağmurlu bir günde
Selam okunur.
Duyarsın adımı
Karşı camiden
Belki kuşluk vakti
Belki bir akşam
Hem yetimim hem öksüz
Adım çıkmış deliye
Her tepede bir köksüz
Akıl satar veliye.
Alimler dilsiz olmuş
Çok ciddiye alma yalan dünyayı
Kime ebediyen şan şöhret kalmış.
Bitmez sanma şu kısacık rüyayı
Gerçek sandığımız pembe masalmış.
Kurtuluş yok artık ne gelir elden
Gölgelerle büyürüm her akşam üstü
Gurbet usanmadan ağlar içimde,
Bir sabah bir ikindi vakti kaybolur kuşlar
Ayaklarım bedenime isyan içinde.
El tutmaz bel tutmaz her yanım çıkmaz
Güneş doğarken isyan ediyor
Yoksulluğu örten karanlıklara
Çilekeş bulutlar her gün ağlıyor
Sorgulanmayan haksızlıklara.
Adalet bitmiş umut kaybolmuş
Bir gün bakmışız ki ansızın ölmüşüz.
Karşımıza ne çıkar orda bilinmez.
Yaşarken hep üzülmüş çok az gülmüşüz
İstesek de bir daha geri dönülmez.
Tanıdık biri karşılar mı kimbilir
Alaca karanlıkta bir adam yürür
Tenha yollarda.
Soğuk toprak yalar
Yırtık papuçlarının içinde
Nasır tutmuş tenini.
Ürpertir rüzgarın acı çığlığı




-
Ahmet Emer
Tüm YorumlarSayın Kemal Bey, Ne mutlu bu şiiri yazdığınız kişiye.Ne mutlu böyle sevebilene.Yüreğine sağlık.Kutlarım.