Bu son şiirim sana
Gün doğmadan yazdığım
Kalem tutan ellerim
Artık kadeh tutacak.
Mutsuz akşamlarımda
Hani bir kış günü
Tir tir titrerken
Yakıcı bir güneşi
Özlersiniz ya,
Hani aniden başlayan
Bir güz yağmuru
Hilal yıldıza sırtını dönmüş
gecenin koynun da sessiz duruyor
üşüyen bulutlar kaybolup gitmiş
ıssız kaldırımlar seni soruyor.
uzak tepelerde ışıklar yanar
Ne zaman ve nerede geleceği bilinmez
Azrailin çok sıkça uğradığı yaştayım
Temennim, katettiğim ömrümün yarısıdır
Babamı sonsuzluğa gönderdiğim yaştayım.
Kasaba camiinden hergün sela okunur
Ne gerçek İslam bu ne de Müslüman.
Bir çoğu uydurma sahte din iman.
Aklı olan her kurala inanmaz
Eğer mümin isen değerli namaz.
Her dinin yasası önce adalet
Neden gittiğinden çok niçin döndüğün önemli.
Yalnızlık ve çaresizlik değilse nedeni,
Geri dönmek iki yabancı gibi ölmekten iyidir.
Tıpkı karanlıklardan çıkıp ışığa kavuşmak gibi.
Ya da fırtınalı bir denizde limana ulaşmak gibi.
Neden gittiğinden çok nasıl döndüğün önemli.
Aşkı tanımadan
Çok şey güzeldi,
Tanıyınca hayatın
Kendisi oldu.
Korkuyorum birgün
Bitecek diye,
Bizi ayıran İstanbul üzgün
Öksüz çocuk yalnızlığında
Bıraktığın yer.
Aşk gerçekse
Prangaları eskitir
Mezara dek sevdiysen eğer.
Ayrı düştüğümüz onbeş yıl oldu.
Ne bir haber aldım ne karşılaştık
İlk defa bu gece rüyamda gördüm
Bu zor ayrılığa bizde alıştık.
Hayat bu bir anda herşey değişir
Hem okuduk hem de yazdık
İmkan bulunca da gezdik
Çok şeyin sırrını çözdük
Tek insanı çözemedik.
Bazen güldük bazen kızdık




-
Ahmet Emer
Tüm YorumlarSayın Kemal Bey, Ne mutlu bu şiiri yazdığınız kişiye.Ne mutlu böyle sevebilene.Yüreğine sağlık.Kutlarım.