Bir lokma ekmeğe muhtaç heriften
Kime hayır gelir bilen söyleyin
Boynu bükük gezen evin beyinden
Böylesinden hayır gelmez bilesin
Sırtında kamburu bastonu elde
Anlattım derdimi dostum diyerek
Yüzüme bakarken yalansın dedi
Gerildim bir anda sessiz gülerek
Doğruyu anlat da bileyim dedi
Hasta olmuş bir gün vardım yanına
Bilmeden inandım güzel sözüne
Aklımı alınca çarpıldım kaldım
Durmadan bakarken güzel yüzüne
Heyecandan yürek duracak sandım
Ahdettim ömrümü sana vermeye
Atsalar da bir yana vicdan denen mevhumu
Sarrafmiki bilsinler altının kıymetini
Kör kuyuya atınca bedendeki ruhunu
İçmeden sarhoş olmuş bilmez ki kıymetini
Korkağın haline bak her kılığa girerken
Bir avuç toprakla gözü doyurmak
Üç kuruş kar ile gönül tatlanmaz
Kul hakkı yiyerek sonra aklanmak
Bozulmuş nesiller bir af dilemez
Nehir kenarında kurt kuzu yerse
Bırak gecenin serinliğine kendini,
Seyret yıldızları ay'ı.
Düşünme seni yakanları .
Hıçkıra hıçkıra ağla ,
Aksın gitsin gözden aşağı
Akan yıldızlar gibi gözyaşları.
Bir anda karşımda gördüm
O güzelin gözleri
Yeşil mi, ela mı, kahve mi anlamadım bir türlü
Şaşırmış, şaşkınca bakarken
Şimşek gibi çakan gözlerinden
Fırlayan ışınlı oklar delmişti yüreğimi
Bizde vardır pek çok arı
Sırlarını diyemezki
İş bilmeyen olmuş karı
Bir aş'ıda edemez ki
Kara kışın ortasında
Bir avuç kara toprak, kara gözü doyuran
Gözümden akanları, bilesin ki özümde
Dünyanın tüm dertleri, nefisleri kavuran
Sevenlerim yaksa da, hepsi benim özümde
Sanma ki unutmuştum, seni sevdim demeyi
Bir can gördüm
Bakışları masum, gözleri vurgun
Konuşması geliyor,
Ta da yürekten, oldukça durgun
Sesinin şiddeti ahenge uygun
Biraz ürkek, bir o kadar da heyecanlı
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!