Derdine üzülerek, heder etme kendini
Kuyuların dibinde, çile ceken Yusuf var
Ağlayıp sızlıyarak, azaltamam derdii
Seni, senden çok seven, düşünsene Rabbin var
Canlı cansız yarattı, hikmetini bilesin
Duymadım böylesi delice sözü
Duyunca aklımı başımdan aldı
Yüreğe düşürdü görseniz közü
Ömrümce aklımı başımdan aldı
İnsanoğlu insan doğar sanmıştım
Duyun şu sesimizi, duyunda kulak verin
Kurduğum hayallerim, yerle yeksan oluyor
Denizin ortasında, susuz kalmış güllerim
Açmayan çiçeklerle, yüreklerim soluyor
Bende sizden biriyim, bu ülkenin çocuğu
Edalı işveli köylü güzeli
Dilinden döktüğün sözlerin baldır
Mektup diye sallar atar gülleri
Tutarak kalbime sokasım gelir
*
Çiçek çiçek gezer durmaz yerinde
Edebimle hayalim, el ele tutuşursa
Ağzımdan çok lafın, çıkmasına gerek yok
Kopsa kızıl kıyamet, bilsem yüreğim yansa
Gözümden anlamayan, sevgiliye gerek yok
Insanlığın serveti, sevmekle başlar hayat
Edepsiz insanın ettiği lafı
Cahil olan yapmaz böyle bir gafı
Caminin en önde tutuyor safı
Mahzun bakışlarla el etek öper
Cesaret timsali hemen her yerde
Edep düşmüş ayağa her gelen tekmeliyor
Büyük küçük demeden kavgaları ediyor
Düşme sakın yerlere her gelen tekmeliyor
Sevgi nedir bilmeyen edebsizlik ediyor
Bir ekmeğin hakkını bilemeyen nesiller
Edep haya düşmüş yere
Olaylara baksan hele
Başlar kalkmaz şu göklere
Edepsize ne demeli
Her şey haktır onlar için
Edebi sorsam ona, edebsizce konuşur
Ilim irfan bilmeyen, dost meclise girmesin
Yalan yanlış her sözü, doğru diye biliyor
Edep yahu diyelim, edepsizlik etmeyin
Kimi zaman susmaktır, kimi zaman dinlemek
Ekmek kapısı deyince
Yatılır mı yatakta?
Yün yatak bile batar, yavrular göze bakınca
Yaz demeden, kış demeden,
Meydanlara kendimizi atarken
Bekleriz ki sabahtan akşama kadar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!