Görünce gül yüzü, ateşe düştüm
Sarsıldım titredim kendime geldim
Dillerim tutuldu peşine düştüm
İçimde bir sırla kendime geldim
Uzaktan uzağa çektiğim derdim
Kim vardır ki kendisini bilmeyen
Yetişip te ülkesini sevmeyen
Geleceğe hoş şekilde bakmayan
Medet umar başkasının neslinden
Her devirde bir tarafa yıkılır
Kim bilir, zaman mı eskidi,
Yoksa bir zamanlar yeni olan mı?
En güzeli, sev güzel geçen günleri
Hayat böyle işte, boş ver gerisini
Bilsen ki, bir gün güllerinde sararıp solacağını
Kim diyorsa inanma, yalandır
Seni seviyorum diyene
Seviyorum derken bile
Gözüne bakıp nasıl da yalan söyler
Yüzüm gülerken, yüreğim yanar
Bırakıp sessizce kaçıp giderken
Parçalanmış dağlar gibi yüreği
Alemlere rezil rüsva ederken
Utanmadan atıp gittin yüreği
Yeminler etmiştik candık canandık
Almış sakız cakkır cakır çiğnerken
Gül dağıtır gülü verir herkese
Peşi sıra oğlan uşak gezerken
Kırıtarak gülü verir herkese
Kaşı gözü ayrı oynar gezerken
Kırma gönlü ey dost, bir gün olur sorarlar
Dosta ak yüzünle bakacak bir yüzün olsun
Güneş gibi olunca, yüzün insanlara parıldar
Kırılan kalpleri kazan bir gül olursun
Tut dilini sakın konuşmak, belki kıvrılır dilin
Kış ayında soğuk olur buralar
Ne giysen de fayda etmez havalar
Orda burda ahkâm kesen ağalar
Garibin halini görse şu canlar
Anasız babasız kalan yavrular
Kış gidince neler oldu bir bilsen
Bahar geldi bizim eller değişti
Koyunlarım gebe kaldı bir görsen
Her bir canlı yarış etti gelişti
Kuzularım birer birer doğuyor
Kitap arasında kalan şu çiçek
Solarken yüreğim, üzüldü o an
Pervane olmuştu onlarca böcek
Kurumuş görünce üzüldüm her an
Açtıkça kitabı gözlerim dolar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!