Çatıya serdim ki yanan yüreği
Güneşte kuruyup yok olsun dertler
Toprağa tohumu saçanlar gibi
Zalim olan dostlar dertleri eker
Karanlığa kaçtım ki kimse görmesin
Gönül bahçemde gördüm, nurunu saçan güneş
Ay görünce sarsıldı, çatlamıştı hırsından
Aylarca aramıştım her yerde güzel bir eş
Bulduğumda güzeller çatlamıştı hırsından
Engindir mavi gözler deniz gibi salınır
Bir çırpıda yutmak ister
Velveleyi kopararak
Gül dalını kökten ister
Yüze güler hırlayarak
Sen hainsin Amerika
Akşam güneş batarken, kızıllık seyre doyum
Semavere çay koydum, sahilde bekliyorum
Tek başına içilmez, güzelim güzel soylum
Çayları içelim de, sohbete bekliyorum
Sen çayını içerken, ben gözüne bakarım
Çay demlenmiş duydunuz mu?
Bizde uzak durmayalım
Davet gelmiş uydunuz mu?
Haydin çayda buluşalım
İstesin ki gönül yeter
Çayır çimen üstünde, sere serpe yatarken
Yıldızlar bizim diye, teker teker sayarken
Ellerin ellerimde, gözlerine bakarken
Aşkım diye sarıldım sevdiğimi söylerken
Esiyor yüreğimde seher vakti yelleri
Yeşilliğin içinde, dereden sel akarken
Öyle bir ateş yaktım, yayılırken dumanı
Yüreğim fokurduyor, çay demini alırken
Gözüm gönlüm parlarken, kokun sardı ummanı
*
Sabahın seherinde, serin rüzgar eserken
Cehalet
Bu milletin en büyük derdi cehalettir.
Cahilin ne dini olur, nede milliyeti
Tek derdi taptığı putlardır değeri
Tartsan kendisini terazide,
Biçip de vermezsin kendisine değer,
Rabbim yazmış kara kaşın üstüne
Alın yazım kader diye çekerim
Ömür boyu koydum seni gönlüme
Sevda diye diye çeker inlerim
Çok dereler geçtim çok dağlar aştım
Çekilmez dertlerim yakıyor canı
Ne gündüzüm belli nede gecemiz
Görseniz gözlerden akarken yaşı
Ne gündüz huzurlu nede gecemiz
Yüreğimi gece gündüz kavurur
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!