Anadolu Türk’üm benim.
Türkü söyler Türk’üm benim
Her devir de ölen benim
Ölen değil, Şehit benim
Müslüman dır Türk’üm benim
Bin güzelin tüm saçı, bir saçın telin etmez
Aramızda kurulan, bağları nasıl tutar
Ay güneşe sevdalı, araya kimse girmez
Sana gönül vermişim, bizi birlikte tutar
Sana bakan gözlerim, sanma durgun bakıyor
Yüreğim yanarken tutsan elimi
Muhtacım sizlere yetişin gardaş
Türkler bilir Türk'ün dertli halini
Uzatıp elini tutsana gardaş
Her bir yerde parça parça olurken
Üç günlük dünyanın keyfine kanan
Sevgiyi unutup kendinden geçmiş
Hırsına kapılıp yalanı yapan
Ömrünü yakarken kendinden geçmiş
Gözleri durmuyor fırıldak olmuş
Üç gün oldu sensiz geçen günlerim
Ne gündüzü bildim nede geceyi
Sanki yıllar geçti hep hüzünlüyüm
Kuramadım bir tek güzel cümleyi
Özünden gelenin farklı sevdası
Ufukta ben senin hayalin gördüm
Titredim canlandım kendine geldim
Dünyayı sığdıran gözleri gördüm
Ruhumu çalanı ben senden bildim
Kırk yıllık dost gibi yanıldım yandım
Ülkeme baktıkça gözlerim doldu
Serseri mayına dönmüş yürekler
Ağlatanlar belli ağlayan soldu
Şahine dönüşmüş korkak yürekler
Hakk-ı hakikati bilmez olmuşlar
Görmüyor mu insanların gözleri
Duymuyor mu gelen feryat sesleri
Yanan canlar, yakmıyor mu kalpleri
Ne olacak bu ülkemin halleri
Acı feryat sıra sıra dizilir
Yeniler bilse eskilerin kıymeti
Hele bir de duysa çektiği eziyeti
Namlunun ucunda geçirdiği günleri
Bir lokma ekmeğin on kişinin pay edişini
Yoktu bir yatak bir yorgan yatacak yeri
Görseydi üç beş ülkücünün aynı yataydaki kardeşliği
Ülkü diye ömür veren gardaşlar
Hakkınızı helal edin kızmayın
Sırtımızdan hançer vurdu, sırdaşlar
Sahtekara, gardaş dedik kızmayın
Baş koymuşuz biz bu yolda giderken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!