Sevmek varken kavga etmek neyine
El ele vererek haydi gülelim
Surat asıp küfür etmek neyine
Gül bahçede güller derip gülelim
Gönülden gönüle selam verelim
Ben beni bilseydim, yakarmıydım kendimi
Şu dünyaya gelişin, hikmetine ermedim
Kırmadığım nem kaldı, doldururken testimi
Pireyi deve yapıp, yüzümü güldürmedim
Kırık ok hiç gidermi, gerçek olan hedefe
Gül yüzüyle gülerken vardı elin evine
Kol kanat kırılırken çaresizlik yüzünden
İtilip kakılıyor yalan sevgi selinde
Irgat gibi çalışır gülmez oldu özünden
Zehir içer günlerce sessizce çalışırken
Bedenimi sıcak yakar kavurur
Yüreğimi yakan güle ne deyim
Estirdikçe çölden sam'ı savurur
Benliğimi çalan güle ne deyim
Bir sözüyle yarim diye yandırır
Karanlıktan çıkıp, gün yüzü gören
Huzura erenin gül yüzü güler
Seher vakti zühre yıldızı gören
Parlayan yüzüyle gelirken güler
Her gelen sorsa da adını demem
Gülerken gözlerin oldukça güzel,
Gamzede açılan çiçeği gördüm
Susarken bakışı çok ayrı güzel
Dilinden bal döken güzeli gördüm
Karadır saçları beyazdır teni
Gül Leyli
Gözlerim arar seni,
Damağımdadır tadın
Gördüm iki saç arasında
Özlemişim cızırdayan sesin
Akar ağzımın suyu
Kadir kıymet bilen başım tacıdır
Gül yüzüne hasret kaldım sevdiğim
Candan öte olan insan hasıdır
Kalpden kalbe gülü saçar sevdiğim
Şu dağları bir tek sözle aşarak
Sevmeyi bilenleri başıma taç ederken
Has bahçenin içinde güzel güller yeşermiş
Gözaltından sessizce, baktığımı süzerken
Sevdasının uğruna gece gündüz yanarmış
Ne oldum demeyenin çevresine dön de bak
Gül desem gülermisin bir kez görsem gülerken
Senin yüze bakarken, ben geçerim kendimden
Balon gibi semada havalanıp uçarken
Şu aklımı bir görsen, yeller alıp giderken
Sürmeleri çekmişsin sessiz sessiz süzerken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!