Vardır bu dünyada kalmanın bir nedeni,
Bilmeye beden de yürek, yürekte öz gerek
Bilmez mi, her günün sabahı doğan güneş,
Yeni umutlarla doğacak
Yüreğinin sesiyle, vicdanın depreşecek
Ve hemen sen harekete geçip,
Mezar olmuş yürekler, nerde kaldı hür fikir
Örümcek dolu beyin, gitmez oldu bir adım
Köprüleri hep yıkmış, gönüller virandir
Doğruyu anlatmaya, var mı atan bir adım?
*
Aldanma şu bedene, kırık faya benzerken
Var mı itirazın söyle derdini
Hangi gülü dersem sana benziyor
Anlatmak imkansız bendeki seni
Al kızıl yanaklar güle benziyor
Gözlerinin içi derin bir kuyu
Vay be
Yine düştük bir derde
Şu derdin içinde gör keyif sürene
Herkes düşmüş yaşamanın telaşına
Ha....sen mi?
Sen yaşasan ne olur, yaşamasan ne olur kardeşim
Veren sensin, sahip sensin
Candan öte can mı var ki
Beden senin, ruhum senin
Bana kalan geri ne ki
Bir hiçliğe girmişim ki
Kim kimin dostudur hiç belli değil
Sırtını dönene vuran kaçıyor
Dost dediğim asla dostça da değil
Dostluklar yalanmış vuran vurana
İnsanlar un değil, unvan derdinde
Elleri nasırlı insanı görsem
Eğilip elini öpesim gelir
Yüreği nasırlı zalimi görsem
Alnının ortaya vurasım geldi
Gece gündüz akıl teri dökenin
Vurgun yemiş balık gibi giderken
Oltaya takıldım ömürden verdim
Karanlık gecede ay'ı görürken
Cemali görünce kendime geldim
Gün doğarken bulut gülü sakladı
Vurmuş sazın teline, duramıyor yerinde
İpini koparanlar hepsi cebin derdinde
Kelli felli herifler, koltukları yerinde
Tuz bile kokar olmuş, bu tiplerin gönlünde.
**
Şöyle baktım aleme, elif gibi dururken
Felek vurdu kırdı sazın telini
Ne dil döner nede mızrap çarpıyor
Döktürürler saçın her bir telini
Uslanmayan kırat vurup kaçıyor
Kararan gecede gördüm özünü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!