Cemiyet ilminin kandiliyle şahsımız,
Kimi vakit, mazinin silik gölgelerini,
Kimi vakit, ruhani mitleri inceliyoruz.
*
Soluğumuzu keserek,
Vahşet ve irin kokusundan tiksinerek,
Bir ruh arınması, yaşamak adına,
Tüm yükleri, aniden aslında,
Atmak gerekmez.
Bazılarının, yan yana durması,
Eşsiz bir sadelik, bağışlar ruha,
Bir bütün olmaya, yetecek denli.
Kaybolmuş maziye bakıp, ağlar gözlerim,
Tükendi yeryüzünde, asil erdemlerim,
Günümüz karanlık, koca çukur misali,
Çürümüş ruhlara, şifa arar sözlerim.
*
Menfaat uğruna, yoldaşını harcarlar,
Bırak o solgun renkleri, fani görünüşü,
İlahi bir pınarın menziline gir, can dostum.
Varoluşun kapılarını, sonuna dek arala,
Ezelin rengiyle boyanmaya gel, ruh kardeşim.
*
Bu cildine sürülen, geçici bir aldanış değil,
Korkutucu tavırlarla,
Yık ruhumda kalanları!
Acımasız baskılarla,
Sil ruhumda kalanları!
Tam şurada dikiliyorum, o yorgun yontucu,
İnatla bir taşı, bir diğerinin üstüne koyuyor,
Sonucun bir manaya, erişeceğini bekleyerek,
Bir kehanet, bir sonsuz doğruluk,
Yahut bir kusursuzluk yanılgısı,
Her kaderde, rastlandığı üzere.
Her bir yanımda sırdaşlarım,
dör köşeli zindanımda,
Gülüşüm dolar hani,
yankılanır hıçkırıklarım,
Bilmez eller,
içimdeki derinliği,
Ruhum göklerde uçar,
Kuşlar peşinden gaçar,
Acılar zehir saçar,
İnsanlar galır naçar.
*
Zaman sessizce geçer,
Ruhumu dinlersen,
Yanar durur, yorgun bağrım,
Gömülürsün taze yasa,
Hep gurbet, hep özleyiş.
*
Gözlüyorsun, köşe bucak,
Zihnim yorgun, koptu bütün bağlar,
Çöpe gitmiş, onca eski mazi.
Kayıp izler, yırtık boş sayfalar,
Umut yitik, çözüm ufukta yok.
Yaşananı aslına çekmeye,
İmkansızdır, maziye gitmesi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!