Yüce dağdan, inen derviş,
Yüreği nurla bezenmiş,
Gördüğüne, güzel dermiş,
Kötülüğü, hep yerermiş,
Alemleri de ışıya.
*
Ayrılık zamanı, sarmış içimi,
Puslu duman, kaplamış görüşümü,
Dışarıda kuvvetle esen rüzgar,
Nefes çeker gibi inliyor, bütün sokaklar..
Aylardan Ocak..
Ve ben,
O akşam sema,
ne kadar derindi,
Genç ruhu,
kederlere büründü,
Bir yıldız gördü,
pek uzakta,
Deli eserken, tepe rüzgarları,
Boş verelim buna yine de!
Yine gelelim buraya,
Dağıtalım bütün renkleri.
De da da, da de de,
Bozalım tüm desenleri.
Bakışlarında, bir mana bulunmuyorsa,
Avuçlarında, o heybet tükenmişse.
*
Gaibe karışıp gitmelerin,
Ruhumun, kıyısında yaşanmışsa.
*
Siz,
Siz, ey deva bulmaz kederim,
Şayet dinmeyeceğini sanıyorsan, sakın taşma yüreğimden,
Tükendiğin vakit de, soluklan,
Lakin özen göster, duraksadığın durak, virane bir ömre rastlamasın,
Susmak da iyidir,
Uymuşuz,
----geçmişe,
Referanslarımız,
----geçmişten,
Yaşam tarzımızı değiştiriyor,
----ikbal türü konular,
Pek ziyade düşkünsünüz hepiniz,
kimi konulara devasa anlamlar atfetmeye,
Hoşlanmam asla,
kimi konularda,
anlamlar atfetmekten.
Tekil,
Dinsin hüzünlü sızılar,
Dönsün bahtımdaki, kara yazı,
Tan vaktinde, şakıyınca bülbüller,
Konmasını dilerim, talih kuşunun.
*
Yokluğunu duyuyorum asırlardır,
Darmadağın olmuş, devran bozulmuştu,
Manasız sözlerle, fikir yorulmuştu,
Bakışlar perdelenmiş, dil tutulmuştu,
Sisliydi ufuklar, yol görünmüyordu.
*
Tersine dönmüştü sanki, çark-ı felek,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!