Eskiden
----yudum yudum
--------su içtiğim
------------çeşmeler,
Akmıyor
----çünkü
Gerçekleri göstermeli,
Fikri gizli tutmamalı,
İfadeyi net etmeli,
Anlatımda güç nesirde.
*
Süsle, lafı boğmayasın,
Destek ver Efendim, destek ver şimdi bana.
Etrafımda düşmanlık besleyenler,
Ne kadar da uzaktalar, zihnimin ve ruhumun sahibinden.
Öfke hissedip, kuşatmaya çalışıyorlar beni,
Çaba harcarlar, ustalıkla yargılamak için,
Ne kadar da uzaklar iyilikten.
Bilişsel uzamda, dört yönü gözledim,
Koca cihan, bireye dar yoldaş.
Vakaları belleğimle inceledim,
İnsanın var olması, güç yoldaş.
*
Bu nasıl bakış, ne biçim tutum
Severken erler
güldeki acıyı,
Esir düşüyor
bedene sevgiler.
Unutulmuş bir nesil
değerleri aşarken,
Ruhumda tutuşan, közden bir ocak,
Hakikat yolunda, açtım ben kucak,
Sabahın nurunu, getirdim ancak,
Kışımı bitirip, güldür sen beni.
*
Bazen bir çağlayan, bazen de bora,
Dilerim ki rahattır, çevresi göbeğinin.
Güleç şapşal, senin kıkırdayıp duruşun, kargaları bile güldürür;
Şaşar buna kediler ve eğlencesi patlaklığın.
Sami yaslanıp buzdolabına ve kapağı aralamışsın.
Ben şakalarını kurgulamışım, sakarlığını ve patavatsızlığını,
Pelerinlerle gizlenişini,
O kadar değerli şeyler gördük, fakat hiçbiri,
Bu yörenin, en özel meyvesi gibi değil.
Nice çiçek kokladık, dağdan bayırdan,
Onun eşsiz kokusu, gül gibi değil.
Sarmış her tarafı,
----güllerin kokusu,
Kahkahalar mesela,
----olmazsa hiç,
Öldüklerinde üşürmüşler
----kuşlar,
Gizli
----gölgelerdeki
--------sessizliğin
------------şefkati
----------------uyandırırdı
--------------------yumuşak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!