Deli eserken, tepe rüzgarları,
Boş verelim buna yine de!
Yine gelelim buraya,
Dağıtalım bütün renkleri.
De da da, da de de,
Bozalım tüm desenleri.
Bakışlarında, bir mana bulunmuyorsa,
Avuçlarında, o heybet tükenmişse.
*
Gaibe karışıp gitmelerin,
Ruhumun, kıyısında yaşanmışsa.
*
Siz,
Siz, ey deva bulmaz kederim,
Şayet dinmeyeceğini sanıyorsan, sakın taşma yüreğimden,
Tükendiğin vakit de, soluklan,
Lakin özen göster, duraksadığın durak, virane bir ömre rastlamasın,
Susmak da iyidir,
Uymuşuz,
----geçmişe,
Referanslarımız,
----geçmişten,
Yaşam tarzımızı değiştiriyor,
----ikbal türü konular,
Pek ziyade düşkünsünüz hepiniz,
kimi konulara devasa anlamlar atfetmeye,
Hoşlanmam asla,
kimi konularda,
anlamlar atfetmekten.
Tekil,
Şehit oldu genç, yaşlı, çocuk,
Şimdi ele geçirdi, kudurdu köpek,
Git lütfen, önümde sırıtma,
Ölemezsin bin kere benim gibi.
Göz önünde kurdular setleri,
Dinsin hüzünlü sızılar,
Dönsün bahtımdaki, kara yazı,
Tan vaktinde, şakıyınca bülbüller,
Konmasını dilerim, talih kuşunun.
*
Yokluğunu duyuyorum asırlardır,
Darmadağın olmuş, devran bozulmuştu,
Manasız sözlerle, fikir yorulmuştu,
Bakışlar perdelenmiş, dil tutulmuştu,
Sisliydi ufuklar, yol görünmüyordu.
*
Tersine dönmüştü sanki, çark-ı felek,
Sürekli bir seğirme ve asla durulamama halidir, anla işte devran divane.
Bakır bir tepside zangırdar, kırılır, dökülür ebruli cam.
Aldırmazsın, evvel neydi, kimdeydi gün ortası, çivit rengi boşluğunu geze çıka.
Çatının tepesindeki rüzgâr gülünde, çırpınır nefesi yönsüz fırtınanın.
Anladım, sezinledim, ne de olsa elma ekşisiydi ve nane ferahlığıydı bahar rüzgârı.
Hızlıydı.
Yeise kapılma, devran dönecek,
Zulmetin ordusu, burdan göçecek,
Ayazlar kırılıp, güller gülecek,
Viran bağımıza, nurlar inecek.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!