Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Ne
----yapalım
--------köylüysek
------------kardeşim.
Elimdeki
----nasır,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Tehlikeli zaten,
----bir bayandan fazlası,
Şaşar dengeler,
----karışır hesaplar,
Sarpa sarar işler,
----devreden çıkar mantık,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Olsaydı keşke,
----son gecem,
İlk gecem bu,
----sensiz geçirdiğim,
Sohbetim bugün,
----dört duvarla,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Gül sordu, komik surat,
Koş, atla, bozuk sürat,
Anlatsam, işler kesat,
Gör bizi, halim berbat.
*
Cepte yok, tek bir kuruş,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Döndüğünde şehre,
    yıllar sonra,
Geldiğinde,
    o kalabalık caddeye,
Ne bıraktığın o toplum,
    aynı yerdedir,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Oklavamız Toros gürgeninden yontulurdu.
Ninemin avucunda döner, yeryüzünü yayardı.
Sesinde evin kalbi atardı.
Hamur onunla mayalanır, bereket onunla yoğrulurdu.
O varken açlık nedir bilinmezdi.
Hazır gıdalar kapımızdan içeri adım atamazdı.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Poz
----vermişsin,
--------hey,
Geldi
----işte
--------duruşumuz,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Puslu!
Yelkenleri suya mı indirdin, yoksa içine mi kapandın?
Neden, sesin soluğun çıkmıyor?
Işık!
Sen, neşenin ta kendisisin resmen.
Hiç keyfim yoktu.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Raflar arasında
    bir yolcu,
        gurbet ilinde
            bir rüya kurdu,
Vitrinlerine bakıp
    öylece durdu,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Erdemli kullara rağbet kalmamış,
Yıllar geçmiş kimse dersin almamış,
Hakikati arayanlar bulmamış,
Gökyüzü gürleyip şimşek çaktıysa,
Yıldırdayıp o an zulmü yıktıysa.
*

Devamını Oku