Doğum gününde gömdük seni,
Acılı yüreklerimize kazdık mezarını,
Huzur içinde yat özgürlük tomurcuğu,
Asla çorak olmayacak toprağın,
Solmayacak çiçeklerin sarısı, kırmızısı,
Milyonlarca kökün var insanların gönlünde.
Sergileyip tepkili bir duruş,
----sustun milyar tane cümleye,
Zihnindeki düşüncelerin özgürlüğü,
----sarılı betonla çepeçevre,
Kendimdeki bir zayıflık belki de,
----sezdin bendeki çatlağın tekini de,
Ey metn-i kadîmim, lisan-ı efkârım,
İşkâl-i beyânım...
Kıldın beni, nâkil-i esrâr,
Esrâr ki, ne esrâr,
Sanki, kâşif-i kelâm.
*
Derme çatma, bir kulübeydi dünyam,
Eserdi yalnızlık rüzgarı hep.
Hüzün saklıydı, her bir taşında,
Limandı, sığındığım o yer.
Gündüzler belirsiz, geceler korkulu,
Kaybolurdum hayaller içinde ben.
Minik bir fidan büyürmüş,
Sözcüklerle yeni tanışmış,
Ana, ana, ana deyince,
Hemen yönelirmiş annesi de.
*
Ablasına da, aynı sırada,
Minik kalplerde sevgi,
Kitaplarda hikâye,
Kâğıtta ve mürekkepte,
Masallarda yaşar o.
*
Ceylan gözlü Nihan'ın,
Yeni yeni, kımıldanmaya durmuşken,
tüm minik parçalarım,
Parlak, ahşap saplı bıçağımın,
keskin yüzüne ilişti bakışlarım.
Şimdi tüm varlığımla yüklensem,
dilimin az yukarısındaki
Mini mini ayaklar,
----küçücük seccadede,
Güneşe yükseliyor,
----betonarme inançlar.
Bilerek ayrıştırılmış,
----bu ülke insanları,
Gönülden bir tebessümle, süzüldün gönlüme,
Esinti oldun neşeme, kederlerime ışık.
Daralmışken yüreğim,
Hüzünlendin, sen de benimle,
Sessizliğimi bölüştün.
Ne özel şey seninle olmak, bir dile getirebilsem,
Keyifli bir günden,
----gönül sofralarına,
--------binlerce kez,
------------minnet ve şükranla,
Unuttum yürüdüğümün sayısını,
----binlerce kezdir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!