yine karanlık bir gece
yine katran karası zifiri sevda
şerit, şerit uzayan bitmeyen
yeniden derin hülyalar
ve hemen yanıbaşımda
saatler önce yaşanan pür neşe...
zorba ızdırabının eseridir gözyaşların bilirim
bilirim ki; döken o gözlerin de haindir, hain !
merhametin mahcubiyete borcu varken
masûmane düşünürken bile endişeyle bak,
çevreni endişeyle izle ki, izleri görebilesin:
ergen şarkıları kulaklarımda çınlıyorken,
acılı birkaç name takıldı, canım sıkıldı!
komşunun ısrarları kafama takılıyorken,
bıçkın cengaver taşı fırlattı, camın kırıldı!
etme karşıyakalı! zeytinler hoş kokuyorken,
üç sahtekâr zenne söze girdi, dünyan yıkıldı!
yumurta topuklu ayakkabının ihtişâmı
belli, kabul gördü dostumuzda insicâmı.
sırtına basılmıştı zâtın, baskıya dayanamadı
yanlardan koyverdi çaşıt, yaktı yorganı!
"siması güzel aslında, pazarlaması muteber"
getirip götürmesinde bile hemen çark eder!
insanı Kamil bilirdim
ham yemeyince
hamını olmuşunu aramam
dost demeyince
kuşlar göçüp gitse de
acıtmaz bileni
İnsan!
insan olduğunu hatırlıyor “insan”
ve bir hevesle uzanıyor
şimdiye kadar elde edemediklerine..
Aşık olup da;
Kırmızı gülü koklamaz mı?
İnsan olan!
Dikeni batmaz mı hiç?
ellerine!
Senden her ayrılışımda,
dolmuş gözler bırakıyorum arkamda.
İstanbul;
Kaderim yazıldı, sıkışık sokaklarında..
Yine bir ayrılış akşamında,
Biraz öyle istedim,
Beklemenin zorluğunu yaşamak..
Biraz da özendim doğrusu!
Yaşadığım yıllara inat..
Ne kadar korkutsan da
varsın bulunmasın cesedim
cenazeme omuz konulmasın..
ağıtlar yakılmasın düşüncesizce
varsın kılınmasın namazım
selamsız gelen de benim, giden de
varsın sarılmasın, kolum kanadım..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!