inan ki hiç etkilenmedim
samimiyetsiz dökülen gözyaşlarından..
çocuklar kan ağlarken,
başını ellerinin arasına almandan da
hoşlanmadım!
önce nasıl becerdiğini anlayamadım,
gün boynumu eğdi, bulanık hava çöktü.
mezar boyu bedenimden, kemik et döktü.
küflü türküyü ruhuma, em diye sürdü.
gönlüm yoldan çıktı, sabrım murada ersin!
çaba neyleye, kör bıçak bağrıma girdi.
başa meydan okuyunca arkadaş,
sırtını dönüp gitmezdi, can sırdaş.
sanrı ağrısı uçup göçtü yoldaş,
evvela ahde sadık ol, sonra dost!
kahra ortak olmayınca arkadaş,
kapansın üstüme, şiirin arsız duruşu !
yıkılsın apansız, acımasızca açılan perdeler…
yırtılsın yıldızlarla döşenmiş karanlık !
parçalanmış yürek sızlanmalarıyla, sarsılsın tüm yalanlar !
tahtaya çakılan her çivide, yalnız ben değil;
ağlasın bütün kimsesizler, ağlasın 'hep' yalnız kalanlar..
Bana kıskanç demiş olman,
yaşadıklarımıza hakarettir.
Yüzüne bakamaz oldum
el alemin
uyanma zamanıdır
Mümkün değil inkarı,
Tüm dinlerde aynıdır yeri.
Muhammed’i, İsa’sı, Musa’sı ve Nuh’u
İstisnasız kabul etmişler, orucu!
Kimi her gün tutmuş orucu,
gökten gönül yağdı, zahre zahre koy.
nazar değsin, vay o zorba gözüm, vay!
döküp gitti bulut, bir de böyle say.
gamsız sandım yılları, oy anam oy!
candan canım yandı, pâre pâre koy.
Yani! Özür dilediğini hayal etmişim bir an!
Aldandığımın farkına vardım. Üzüldüm..
Üzüldüm ama, ağlamadım..
Ağlamadım çünkü; umursamadım.
Nasıl olsa tekrar yaşanacaktı..
Bu olanlar nasılsa aramızda kalmayacaktı..
henüz dizini kırmamış kurşuna dizilmemiş,
dipçik gibi dimdik, gözleri yeni bağlanmıştı.
ona rağmen sözünü sakınmadı derviş!
hazır ol! diye, sert bir nidaya uçuştu kuşlar!
börtü böcek korktu, havada, karada ve suda..
ne varsa, ne kaldıysa ! o korkmadı, korkmadı o!
böyle söyleme bana
lütfen böyle söyleme
sana bir şey
olmaması için
canımı verebilirdim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!