sevda deme, sakın sevda deme.
dökülen gözyaşlarına hiç üzülme !
ana kundağındaki o masum yavru gibi
can gibi, hayal gibi sakın ha sevda deme!
biliyorum, bir gün sen de anlayacaksın.
martıların çığlıklarıyla tanyeri ağardığında
büyük şehrin kesif is kokusu üzerimde tütüyordu
yanaklarıma yapışmış iyot serpintileriyle
___________kuytularında gizliyordu sancılı aşk acılarımı..
ninniler söylenmişti bütün gece
Büyük bir aşkla,
tarif edilemez bir zevkle
yapmak isterdim her şeyi!
Denize akardım, ırmaklar gibi.
Önüme çıkan kayalara çarpa, çarpa.
Sen’le olan kavgam,
sana olan aşkım!
Ne aşık olurdum sana,
ne de kavga ederdim!
Sen;
elinde Bayrak sallarken cicim
omzumda tüfek,
belimde de süngüsü vardı.
cepheye sürülen sol yanımda,
elinde Bayrak,
zihnimde gülen yüzün
o simsiyah saçlarının gölgesindeki hüzün
o esmer bakışlarındaki mahcubiyet
korkuyla yılışan o derin güvensizliğin
çatlamış dudaklarının arasına sığınan
o ölüm kokan sessizliğin…
kara gölgeler üşüştüğünde soluk benzime,
soğuk soğuk terler boşalır özleminle.
dünya tersine döner, günahlarım sevaba
irkilir bedenim, konuşamam seni görünce!
aklımın ucunda ıhlamur kokusu silik silik,
bulut, piyano, keman ve kanun
gözyaşı ve rüzgarlı yağmur!
gün ışığında, mum parlaması gibi aniden
umutsuz, bir katık dava ülküsü!
ufukta varsa, görünüyorsa zahmet
bitmeyecekse karanlık büyük sürgün
allı pullu, gerçekten çok cilalı.
gözümüzün önünde pek imalı !
vazgeç ! indir sırtından leş çuvalı;
sal gitsin bırak, şu ipsiz hamalı !
altın, gümüş candan işlenmiş kuyum.
Yeni bir çocuğum doğsa
Yeniden evlenmeyi denesem mesela..
Hiçbir şeyi ummamıştım bu kadar
Sana dönmeyi dilesem Mevla’ya..
Bir villa bahşetseler bana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!