esbabı güzeldi beyaz bir cüppe
kürsüden sesi çıktı sargın fesle
zaman geçer de, irfan sürer sandım
yok yok, hayatta olmaz bu edeple!
yaşa sultanım, bil ki renkli kisve
vurma vurma, vurmayın
şarapnel parçalarından kolyem gerdanımda,
boş kovanlardan telkâri örülmüş
kan kırmızısı zincirim var benim ..
sıkılan kurşunlardan kaynatılmış,
sallanan küpelerim kulaklarımda !
gitme gitme
gitme gitme
daha kabak kemanenin hüznü
kemençe yayının serzenişi
cümbüşün söyleyemediklerini
dinlemeden gitme..
kötülük bozgunculuğu veya bataklığı
nasıl işlenirse ömür, nasıl süslenirse
edepsiz kin yuvası beter beslenmiş
kullanma tarihi bitmiş ürünler deryası
neşe yaylası iyilikler güzellikler ovası
lebalep boğuk bir hastane koridorunda
ümitsiz yaşlar izledim, endişeli gözlerle!
keşmekeş bir toplum ve sanki tunç çağı
sanki yeni buluşlar peşinde bütün siyahlar !
siyahlar dediğime bakmayın sakın sizler,
her birinin üstünde beyaz gömlek de var!
Gözlerim kapalı seyrederken seni,
Yağmurun damlaları çarpıyordu yüzüme.
Hayalin bile olsa güzeldi!
Yağlanmış saçlarımdan süzülürken damlalar,
Sende akıp gittin, biraz evvel yanımdayken.
çocukluğum yürüyor önüm sıra
gölgesine sığınıyorum mahsun ve üzgün
bizi unuttuğum zamanlarda, seni unuttuğumda
yüreğim sendeliyor takıldığım anılarımızda..
ellerimle sıvazladığım duvarlarda canlanıyor mazi sen diye, anlayamazsın…
Gönül seyretti dünyayı, yaktı vicdanı.
Baktı ki gam gamsız, dünya bitmeyen dünya!
Gönül yıktı viranı, yumruk yumruk canı.
Baktı ki kin sağır, rüya doğmayan rüya!
Büyüdük birer birer, eksildik yuvadan.
sevilirsin doğunca,
anan- baban sever,
Vatan-Millet sever !
Şehidim, Yiğidim.
şimdi kainat titriyor,
Peygamberimin sancağı altında.
her biri diğerinden daha zorlu.
gecelerin boynunda sıkıldı nefs!
ansız, zansız, kansız mı doğdu çorlu?
nasıl küstü dağın, umrunda mı şems?
derin uyku gafleti kara yılan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!