bilmezmiyim? kar yağarken de sevmeyi,
ellerim titrerken, kalbimin ısındığını
söylemezmiyim? kandığımı, içimin yandığını..
heyecanla tutulmuş yüreğim ağzımda
soğuk havayla birlikte soluyorum, seni!
sımsıcak akıyor kanım, dünyam bembeyaz
kandırıldığını hissetti yaşı geçmiş
yanıldığına karar verdi, isteyerek
yanıldığına hükmetti, alnı secdede
sözün kısası, kalemin kırılmasını kabul etti!
mavralar vardı meydan propagandalarında
sorumsuz
ve başıboş davranışlar değildir
____________________özgürlük!
bağımsız bir insan olacağım diye
hatalarıma göz yumamam
meydanlarda
sırtını dönmüş namertten çekinme,
korkma!
ver elini, tut elimi senin kadar güçlüyüm, güçlüyüz biz..
en az senin kadar er!
senin kadar vatan sevdalısı..
doruklarda akan, nehir misali,
yarlardan sökülüp, aygır geliyor.
damarlarda coşan, kanlar misali,
sulardan dökülüp, yılkı geliyor.
ormanlardan koşarak, gelen benim.
kim bilir
kaç güneş aydınlığında kamaştı gözlerin
ve kuruttun ipek saçlarını,
kaç defa ördün..
hangi ayın yörüngesinde sürdün
kara kalemi..
palmiye gölgesinde, ki deniz kıyısına nazır
yüzüm karşıyakaya dönük masada otururken;
yanımda markası belli babasız puştun eseri
bardakların çarpmasından çıkan seslere inat
büyük, çok büyük hayallerle sevmedim seni !
yumurta topuklu ayakkabının ihtişâmı
belli, kabul gördü dostumuzda insicâmı.
sırtına basılmıştı zâtın, baskıya dayanamadı
yanlardan koyverdi çaşıt, yaktı yorganı!
"siması güzel aslında, pazarlaması muteber"
getirip götürmesinde bile hemen çark eder!
ah ki bu hayat, susuz güllerin
boynu bükük durması kadar yoz,
suyu dökecek ellerin,
nursuz olması kadar bedbaht...
sana damlamayan su kadar bahtsız !
yine karanlık bir gece
yine katran karası zifiri sevda
şerit, şerit uzayan bitmeyen
yeniden derin hülyalar
ve hemen yanıbaşımda
saatler önce yaşanan pür neşe...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!