öyle bir vazife ki, canımıza can.
korkarız feda nasiptir, evlada şan.
ülfet gerek cümleten, sözümüze zan.
rağbet zarfta cümle, menkıbe sâri han!
yön hak getire, isyan mukim nekeste.
içimden gelen sıcaklığa aldanarak
kırmızı kapıyı kırmak istedim..
inanmışım deli deli akan kanıma
önüme çıkanı yıkmak geliyor derinden!
Cuma'yı hatırlatıyor akşam selâsı
başka bir şey daha var hatırlattığı ama
kim bilir kim gördü ki sana salladığım ellerimi,
sana gönderdiğim buseleri kim tutmak istedi
kim silmek istedi ki yazdığım şiirleri,
kim yakmak istedi resimlerini
kim çıktı yoluma,
senin için attığım her adımı kim saydı ki
Yine şişmiş gözler yine buruk.
Saatler bozsa da sabahın sessizliğini..
Dün olduğu gibi yine kederli.
Soğuk, bıkkın ve ümitsiz.
Yine yorgun yine şüpheli.
Ve yine karşılıksız beklenti...
şakağına siyah süre
dumanlı ataşlar süne
dervişler dergaha gire
soytarı sokağa düşe !
evlat, nesep soya küse
rüya değil, yaş değil.
gelir hele yirmibir.
nisan biter, yaz değil.
tez geçer, mayıs gelir.
kur değil, para değil.
özenle çıkardı sakladığı yerden ihaneti
hain kim? diye sordu! hain kim?
hızlanan kalp ritmiyle saldırdı al yuvarlar
kıyamadı damarlarının kasılmasına..
zamanı yokladı, şöyle bir takıldı geçmişe
her zamanki gibi derin derin sustu..
sevginle, aşkınla, mutluluğunla uğraşırken
unutmuşum kim olduğumu.
sevgilim !
namus, şeref, vatan uğrundayım.
günün ışığında, gecenin karanlığında
eğer sürüde yoz koyun melerse,
otu samanı kesin, yemi kesin.
ak süte leke, toz, pislik düşerse,
cümle ağılı kesin, yünü kesin !
mal ambarda süne sarıp çürürse,
..... ki ilk gördüğümde
köpük köpük dalga izleri,
kocaman kayalara çarptı.
ardı sıra dağlar misali
kimi biraz yüksek, kimi alçak !
yuh çekesim geldi birden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!