Söküp attın rayları göğsümden,
kendi yoluna gitti tren.
Ardından kara bir yazı kaldı bana,
bir de hiç söylenmemiş
hüzünlü bir Karadeniz türküsü...
Yıllar geçti üstümüzden,
dört nala koşan atlar gibi geçti baharlar.
Kimsenin dokunmaya kıyamadığı çiçekler,
çocukluk fotoğrafları gibi
sarardı ve soldu birer birer.
Ne zaman yağmur yağsa bu kente,
gece, eski bir kitabın sayfalarını çevirir.
Ucundan güz damlayan sarı yapraklar,
Nisan ayının ıslak dudaklarıyla
öpüşür yeryüzünde.
Bilirsin, zamanın cebinde akrep var,
durmaya vakti yok akrebin ve yelkovanın.
Yüreklerimiz tam ortasından yarılmadan,
ve henüz burkulmamışken dizlerimiz,
hepinizi çocukluğumuzun o ilk yazına çağırıyorum.
Çünkü ancak bugün varız,
ve yarın,
hiç açılmamış bir mektup gibi
eskici tezgahında kalacağız...
Kayıt Tarihi : 21.06.2026 14:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!