tir tir titrerken şuh dalgaları akdenizin
ayaklarımı yakan kumsal kumlarının kabullenmiş rahatlığında
kıtlığını duyumsuyorum
ellerinin beklemiş su kokusunun...
ah bu sonsuz iyot esintileriyle
kuzeyden ağrım
benim en candan acım
dağların yan bakışlı güzelliğinin
şaşkınlığıma şehvetli şefkati
begonyamın hayata küsüşü
bu kırık hüzün
sabaha dokunurcasına aradım geçtim akşamüstlerini
öğle sonu baygınlığı okşar ağaçları süklüm püklüm
aklımda püfür püfür bir istanbul bir de sen
mutluluk vapurları yol alır şarkımda ezik
içlenmiş bir çocuğun kendine acımasıdır aşk
şanslı mektuplarım nasıl ulaşır çivit dudaklarına
artık solgun ama samimi ışıklarımız yok
yalancı neonlar deşer yaralandığımızı
daha bir perçinlenir gökyüzünü düşünürken yalnızlaşmak
şimdi hangi yağmurun eşiğinde dursam o aynı ürperme
o çok bilmiş edası bulutların
o sahte gülümseyiş yerli yersiz
kar türkülü çocuklar gülüyor içimde
halk dalgasıyla çığlaşan köy özlemli
mahallede bıraktığım sonu son olmayan
en naif arkadaşımdı meçhul ama kahraman...
korkusuzca saydıydık yıldızları tek tek
cahil takvimlerin yaprakları yazmazdı seni
ya da yazılan her şey sendin tepeden tırnağa
acılarımın yanı başına gelip oturdun mu ki hiç
sen beni anlamanın kuşkusuzluğunda olmadığın sürece
erken bir kış bastırırdı
kar tanecikleri kaplardı her yanımızı
sen ona da aldırmazdın
bana aldırmadığın gibi
inişlerimiz çıkışlarımız olurdu
kimi zaman öpüşür soğuklaşmayı unutur
I.
badem ağaçları çiçek döktü
sevdim tozlu yolları
ikindi güneşini unutmadan
otobüsler iş çıkışı huzurlusu
karanlığın sahnesinde ipekten yumuşaktı unutulmak
unutulmaktan korkmamaktı büyümek sessizliğin hatırına
dün uyanmanın tadına doyamadı ürpermek yalan dolu
bize zorla biçilmiş ömrü yaşıyoruz sırf ölmek için
gönül uzak kızıllıklarda kalır
kahırlı bir duman serilir şafağa
özlemek yorulur yaz gelir de ocağa
gün değmez gözlerimde haberin kalır
yurtsuz türkülerle büyürken yara




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.