anlamayın ben küskün bulut göğe
yeni olurum eski gibi tecrübeli sevmeye ama aşk
yetişirim yitirdiğiniz yıldızları kaldırmaya ben ağlayan
nar çiçeği düşlerde ansızın baskın gelen üşüyen serçe
kaideyi bozan istisnayım kumral tadında mutluluğun
habersiz eylülüm sonbahardan yapraklarım bıkkın
konuşsan ömrüm uzayacak sussan şaşkın
yürek heybemde koyu turuncu bu velvele
sağırlaşıyorum kanıma dokunuyor gülce özlemlerim
seviyorum uzatma ölüşümü...git...bırak canımı
'seninle fena bir ölmek yarattım
topraktın yaslandığım bilinmeyen çare
dünde kalan ne varsa yırtmaktın tartışmasız
bulunmayan haylazlığıma yorduğum bir töre
sensiz ülkeler köhne yıkık çocuklar yarınsız
nerde bir ses duysam ağlarım sanırım sesin
Serap
meşgul olma gece yarısıyla
benimle konuş
oyna en ciddi kendinliğini
elma ağaçlarında yakaladığım
kimsesiz ağustosların kasabasında
kalakalsam da bir yanım hep sende
arkadaşlarımla paylaştığım sessizlik
daha saran daha sıcak olsa da...sende...
bozkır rengi uzaklardı ağustos kasabam
uzaktasın
uzaklarda bir nokta
bense noktasız bir öyküyüm
ayrılık denen eski bir öykü
eskidik mi dersin
anıları konuşacak kadar
üzüldük mü? ...
anılar hakimse bir aşka
kitaplarda bile
okuyacak bir şey kalmamış demektir
koyu bekleyişler yiter anlık gün ışığında
saçmalama hakkını kullanmıştır tüm bitişler
toprağın ıslak kokusuyla gelen saplantım
kır çiçekleriyle ölçtüm ayrılığın zamanını
sen olmasan da sensizlik benim...
bu sabah her sabahtan daha güzel
ister gözlüğünü çıkar ister kal olduğun gibi
ama bak mutlaka yüzüme
güzelliğinle aydınlansın yüzüm
hiçbir anını kaçırmak istemem bakışının
bilirim
azık ettim hasretimi
bucak bucak devirdim umudumu yarınlara
ağaçlara baktım ölmek istedim ayakta
devrimcidir hayat güneş devirir her gün geceyi
mısra aldım başaklardan öğrendim karşılıksız nasıl sevilir yağmur
ben bugün var yarın yoğum dedim




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.