kar gülüşü sıcaklığında bakarım yeni zamanlara
durgun denizlere bakıp gözlerin dalması sevmek
eşiğindeyim bu son rüzgarın
acı ot kokularıyla sessizleşiyor gündüz
sana yenilendim hep bu ana kadar
ilginç fikirler ürettim anılar ötesi
sana değil yeniğim sensizliğe...
ayrılığı seviyorum saadet abla
bana ve aşka talip o sür git güzellik
yenileni yok hüznün yeniden yaratılmışlıkta tutkuyla
anılar çay lekesi değil ki saadet abla kazıyıp gidesin
içimden geçenleri bir allah biliyor
sen misin unutmayı sevmeyen oysa ölmek sadece anılarda kalmak gibi
kitaplar dolusu dünyalar kurdum ikimize
ama sen çizgiler çektiğin yerlere kaçtın
donuk ürperişlerle yorumluyorum artık
cadde boyları kalabalıkların arasından sızışını
bakmaya mecalim kalmazken
yankısız ikindiler çökmüş dudaklarına...
sakın konuştuğumuz yılgınlığa tutunma
bu yol en eski yolumuz
söğüt kokulu
genzimi yakan bir imkansızlık havası
tedirgin gidişlerin kaybolurken yastığımda
nereyi kimi düşünsem
el ayak çekildi günden
ben elini eteğini öpüyorum şiirin
hayatlar eksiliyor kaldırımlarda
kimbilir kaç odada umutlar boğazlanıyor
televizyon başında
benimse ne zamanım ne mekanım var
canıma kastederdi gün ortası kaygıları
ömre gündelikçi gelmişim gibi tutarsız seslenişler dolusu
dilendiğim vapur artıkları yorgun döşeklerde kan revan içinde
martı sesli bir çöl kadar kendime küsüm kaderime razı
salı günleri kadar dünya işlerine hazır olsaydım keşke
perşembeler kadar aşkın
imla hatasıydı ismin soğuğuma
obualı bir acıdır noksansız
çağ dudaklı öpüştüğümüz gece
güleç bir ölüm
yarınlara hazırlarken yüreğimi
yıldız dolu tutkulara seyriyor gözüm
kendime perde sana gök
zamana ömür törpüsü aşka bir anlık
şairliğim
sana olana
ağaçsız kuş yoksulluğudur sekmek
bıçak gibi bir sonda buluştuk ya
buğusu akmadan gözlerimizin sek
içine kapanık ağaçlarla bir rüzgarda
son telaşıyla ömürsüz yaprakların
sonum da olsan bir şeyimsin ya...




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.