arkadaş ıslığına benzer atılışım ayaklarına
kaçak güreşmeyi sevmem herşeyim senindir
düşlerimi bıraktım aklının daracık sokaklarına
içime çekilmiş perdelerimle sensizliğim benimdir
bulutların mor kenarlı kıvrımlarındayım inan ki
sen aklımdaysan yaşam her yanımda tüm ayrıntılarıyla
unutulmamış bir koyun sıcaklığı duvara dokunduğumda
aklımdasın taşa tuza buza bile kıyamam şimdi ben
ayaklarım içli içli ihtiyarlasın ihtiyarlayacaksa
güz sessizliğinde ağlayarak dinleneceğimiz bir gün
kaygısız kuşlar ötecek balkonumuzda
sen gök rengi bir kahvaltı hazırlayacaksın
çocuklar haylaz şarkılarla okula gidecekler
işte ömrüm ister böyle yılışık
ister böyle serseri
nasıl olursa olsun
anlamayın ben küskün bulut göğe
yeni olurum eski gibi tecrübeli sevmeye ama aşk
yetişirim yitirdiğiniz yıldızları kaldırmaya ben ağlayan
nar çiçeği düşlerde ansızın baskın gelen üşüyen serçe
kaideyi bozan istisnayım kumral tadında mutluluğun
habersiz eylülüm sonbahardan yapraklarım bıkkın
konuşsan ömrüm uzayacak sussan şaşkın
yürek heybemde koyu turuncu bu velvele
sağırlaşıyorum kanıma dokunuyor gülce özlemlerim
seviyorum uzatma ölüşümü...git...bırak canımı
'seninle fena bir ölmek yarattım
topraktın yaslandığım bilinmeyen çare
dünde kalan ne varsa yırtmaktın tartışmasız
bulunmayan haylazlığıma yorduğum bir töre
sensiz ülkeler köhne yıkık çocuklar yarınsız
nerde bir ses duysam ağlarım sanırım sesin
yakın uzaklarım vardı seni unutmak gibi
sen göçer misin ufkumdan ki saçlarım ağarsın
ağaçlar yaprak dökerse bilirim gitmişsin yine
yinelemelerimde hep o soluksuz
hep o üstün körü o aynı mevsim
akşam olur da üşürüz ya ağaçlar korur çocukları
gözümde fer kalmadı içimde kan...
tersine dünya... bu sefer sonsuzsan...
misafir değilim aklına... devran...
anlasan canım tapıyorum sana....
kim gelse karşımdan ünlediğim sen...
yıldızlarımı bırak ay ışığı pejmürde akşam parkı
nerden çıktı şimdi akşam akşam değer yargıları paldır küldür
körü körüne susar kitaplar mahkeme raporlu beraat özlemli
kül tablasında bencileyin boğduğun ışıkların özeti
sende buldum evcimen serseriliğimi bağışla gül suretlim
yararlı yararsız yaralarımı kapıyorum dünü unutur görünerek
uzaktasın
uzaklarda bir nokta
bense noktasız bir öyküyüm
ayrılık denen eski bir öykü




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.