koyardı şaşkın kımıltısıyla dağların görünmezliği
güneşli çocuk sabahları gülüşünde hayaldir ancak
bahçesiz bir ülkede ben kralın ihanete uğramış yalnızlığı
leyla kaybolmuşluğunda buldum neyleyim çehreni
çölde serap değil usare kollarının gölgesi isyanına
çıkarıp attığım gül solmuşluğu ömrümün
sabaha yalvaran dağların hıncıyla gölgeli
aştım aşkını ölümden sekerek
giz küskünü uç boylarında aklın
özendim yalnızlığına hep tanrının
ayrıldım dünden bugünden ürkerek
yılmam sevmekten gelmeni hep düşerek
bölüştüm göksel martımla
bölüştüm kısık bakışlı yazgımı
gülüşün ki deniz sürtüğü
çocukça ölümdür
bakışlarına yakışan gün ışığı
olgun ayrılıkların tadı kapı kapı
çocukluğunu hatırlamak istiyorsan eski şarkıları dinle
sen benim hem çocukluğum hem eski aşkımsın
şarkılarının yerine beni koy
ya da şarkılar benim yerime geçsin
ben nereye baksam hep aynı intizar
gövdemden budamışlar seni
E Başında ve Sonunda
yoksun karşımda
sanki göğüm yok olmuş
gözlerim delik deşik
eksildiğim sensizliğimle tamamladım aşkımı
aşk ki kar havası yolların kapalı olduğu
bıraktığın dert mi kahır mı bilsem kuşku mu içimde cevapsız soruların bitmez bolluğu
eksildim sensizliğime çoğaldım tükenmez aşkına gözyaşlarını kaybettiğimiz maziye sarasın
geriye dönüp de bakmadan düştüğüm peşine
beni affet sana da çok geciktim
herşeye olduğu gibi
oysa sonu nereye varırsa varsındı
nihavend hüzünlere de açıktım
hüzzam ölümlere de
ayrılık hoşgörüsüzlüğün çalan saati
ölüm aşkın yanında rahat düşkünlüğü
kanaatkar günahlarımla seninim aptal ve masum
yıldırımlar yalar tenimi sende sınar ölümün vicdanını
aklımı yitirdim göklere haykıramam artık
hakim değilim tutkularıma




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.