Bir ömrü senin için feda ettim harcadım
Çoktan solmuştı güller dikenleri kokladım
Görüyorsun ya şimdi yıkık dökük bir halde
Mecnun'a çöl yetmişti 'Ben dünyaya sığmadım'
O hesabı kapattım, yok artık veresiye
Gayrı bende aşk “günlük”, sevemem ölesiye
Kara kalemle çizdim, isminin üzerini
Günlük aşklara kurdum hayatın düzenini
Hadi! .. “Git” de bana
Utanıyorsan, kaçır gözlerini
Yakalanmadan bakışlarıma! ..
“Kal” demeye varmıyorsa dilin,
Hadi! .. “Git” de bana
***
Adam'a mesleğini sordum
'Eleştirmen' buyurdu! ..
Eğer 'adam' olsaydı,
Doğru dürüs işi olurdu! ...
.......Ve bir gün döneceksin
Gittiğin gün ki gibi genç ve mutlu değil
Belki üzgün, belkü yaşlı, belki yıkık dökük
Ama döneceksin! ....
Adına inandığın gibi inan buna
Ne alın yazını okudum senin
Severken kendine güvenme sakın
Gönlüne vedalar düşmeyegörsün
Sanma ki kalacak mecnundan farkın
İnsanın şansı ah dönmeyegörsün
Tutunduğun dallar kırılır bir bir
Şikâyet hep şikâyet, Allah, Allah, niye ki
Onca fedakârlığa “karşılık” görmemişiz
Sevmek dediğimiz şey “alış-veriş” değil ki
Öyle zannediyorsak, desene; sevmemişiz
Kul’a vuslat olmaktı belki de muradımız
Albümde görürsen resimlerimi
Elinin tersiyle itiver gitsin
Sonbahar döksede çiçeklerimi
Bu onun kaderi deyiver gitsin
Yolların yarısı geçilmiş bile
Sevmek nedir? ..Sorulsa, ne cevap verir herkes? ..
Fedakarlık diyen var, hatta bir kısmı 'murat'
Laf-ı güzaftır bunlar, kullar izandan nekes
Sevgi bir izah değil, tek kelime 'itaat'
Kırmızı ışık yandı
Çalışırken beynim,
Bedenimle birlikte durdu! ....
Gelp geçiyordu cümle alem
Biri;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!