Şarlatanın biri kalabalık içinde
Bir sual sormuş aksakallı alim-e
Kendince zor bir soru 'Alim tekleyecek'
Halka gösterip onu haliyle eğlenecek
Demiş ki; Ey alim kişi; Sen li ulemasın
Anam yok ki, “Günüm” olsun
Olanlara selam olsun
Kıymetini bilin dostlar
Anasızlık olmaz olsun
Kaybettim ben yıllar önce
Falcılara sorma ben falda çıkmam
Kahve telvesinde arama beni
Dert etme, üzülüp canımı sıkmam
Mazi çöplüğünde arama beni
Olsa da bir derdim, demem ağyara
Akşam vakti birine
Sevdiğimi söyledim
Ne kalmışsa heybemde
Birer birer kaybettim
Dilim paslı zannetme
Pusulamı şaşırdım, aa! .. dediler “bu aşık”
Gönlümde ki kaymağı yediler kaşık kaşık
Gidenlerden geriye üç-beş parça bulaşık
Kalmıştı, yıkıyorum! ..Aşk mı? Gözü kör olsun! ..
Sisli puslu bir rüya, zaman; sırtında kambur
Tutu gönül sancısı yok ki düğün parası
İki bayram arası nikah olmaz diyorlar
Kendini avut biraz o sana yapsa da naz
Kış bitip gelmezse yaz nikah olmaz diyorlar
Aşkı anlatmak zor gelir, çok zor
Düğümlenen kelimeler boşa değil
Bakma ikide bir küfrettiğime
Bu; “öfkemin dili” değil! ..
…
Yaşayanlar, anlatamazlar ki
Zamansız bir an da bilmem ki niye
Sen geldin aklıma çıldıracağım
Gözlerim yanmaya başladı yine
Galiba birazdan ağlayacağım
Kağıda bir şeyler yazıp bıraktım
Kaç sayfa tükettim kaç satır bilmem
Kusura bakma ya, her-hal densizim(!)
Değmezin önünde menzile düşmem
Başımı eğersem, ben; şerefsizim
Korkular içinde yaşayanların
Yaktın, yandım, yorum yok! ..Ama fatura açık
Borcun vadesi uzun, “öte’de” ödenecek
Mademki inanmıştım, ya deliydim, ya kaçık
Benim bu aptallığım, borcundan düşülecek
Sen kendini galip say, bu; dünyanın nimeti




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!