Sözün bittiği yerdeydi
Anlamını yitirmişti kelimeler
Zaman tükenmiş, dinmişti gözyaşları
Acı biteviye ve kalıcıydı hasret
Son yaprakları dökülmüştü hazanın
Ve mevsim zemheriye dönüyordu
Hiç bilmedin sen beni
Düşerken “bakışlarım” yere
Görmedin! ..
Bir damla gözyaşım yol alırken sessizce
Mendil olup silmedin
Yağmurumu dindirmedin
Edebiyat derken edepsizleştim(!)
Dilimde küfürün bini bir para
Saygıyı unutup(!) sevimsizleştim(!)
Huzurdan yana çok düşmüşüm dara
İltifat gereksiz, yakışmaz zaten
Ben sana derdimden söz eder miyim?
Sen beni zevkimden dört köşe zannet
Rüzgârdan, borandan bahseder miyim?
Sen beni baharda menekşe zannet
Seni uğrun uğrun güldürür müyüm?
Nicedir söz edilir 'kem-küm' diye ardımdan
Sesimiz çıkmıyor ya! .. Sanki uysal koyun-um
“Haddimizi aşmışız” bir cümlelik satırdan
Diyen kimse; Ne dostun ne de senin soyunum
Hoşgörüden bahsettin, eyvallah, kabul ama
Bu gün içimden geldi sana kem söz yok ama
Sana bir ceza verdim
-Ben ölünce ağlama
Bu ceza ölene dek prangan olsun senin
Hakikat kilidinse gözyaşı zincirlerin
Hangi kadın bilmez ki böyle sevildiğini
Anlamadım diyorsan işte buna inanmam
İçten içe gönlümün nasıl eridiğini
Fark etmedim diyorsan, bunu hiç anlayamam
Harika bir kadınsın hem de çoğundan zeki
Medet Yarabbi medet, günahın bataklığı
Yutmakta tek tek bizi, derine çok derine
Sürdükçe nefsimizle şeytanın ortaklığı
Yapışacak sırtımız gazabın minderine
Cehenneme talibiz ateşten korkuyorken
Ya sabır! .. Diye diye, attı tepemin tası
İşte elimde benim “kozalaktan bir tıpa”
“Zorba” demiş islam’a, bu da onun kıstası
Biri “koordinatör”, biri de zevzek “papa”
Sam amca görev vermiş(!) koordinatör(miş-miş)
Bu gece sabaha varır mı zaman
Yollara barikat ol diyor gönlüm
Yapraklar sararmış kapıda hazan
Uzatmış elini öp diyor ölüm
Olgun bir başağım tırpana hasret




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!