İyileşeceğim…
Bunu kendime fısıldıyorum her sabah,
aynaya bakmadan önce,
çünkü gözlerim henüz ikna olmuyor.
Çabalıyorum
yeniden toparlanmaya,
kırık yerlerimi saymadan,
kaç parçadan oluştuğunu bilmeden.
Yeniden gülmeye…
Dudağımın yarısı boyunca kalan ya da
eski gülüşü arıyorum.
Zor biliyorum,
çünkü gülmek artık
bir refleks değil,
bir cesaret işi.
Yeniden hayata
“merhaba” demeye…
Sanki hayat beni tanımıyor artık,
ben de onu.
Uzun zaman alacak bu,
biliyorum.
“İyileşeceğim” derken bile
boğazım düğüm düğüm,
kelimeler boğuluyor,
nefesim yarıda kalıyor.
Hayat beni
bir anda bu hale getirmedi.
Sevdiklerim de…
Dostlarım de…
Önce “bana güven” dediler,
sonra güvenin alınmaması oyup
suskunluğa bıraktılar.
Sevgiye aç ruhuna katılıyorlar,
kim sarılınca iyileşmez ki sandım.
Onun delisi aç değil mi?
Kimisi sarılmaya,
kimisi gülmeye,
kimisine güvenmeye…
Kimisi de
“Ben açmıyorum” derken
en büyük yalanı söylüyor.
Çünkü açlık sadece midede olmaz,
bazı açlıklar
kalpte yankılanır,
bazılarının özgürlüğüta başlar
ve hiç doymaz.
Sonra bir gün
hissizlik gelir.
Ne sevinç,
ne öfke,
ne hayal…
Bu bir mertebedir,
hiçliktir.
İnsanın kendini bile hissetmezken
başkasını nasıl hissedersiniz ki?
O tür insanlar
en yaralılardır.
Sessiz,
sakin,
tepkisiz görünenler…
Asıl enkaz olanlar.
Çünkü yıkımın olmadığında
kimse fark etmez.
Ben iyileşeceğim.
Yavaş olacak belki,
sancılı olacak,
yalnız…
Ama bir gün
boğazım düğümlenmeden yaşadığım:
“İyiyim.”
Ve o gün,
gerçekten iyiyim demiş olacağız.
Kayıt Tarihi : 24.03.2026 01:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!