İsyan etsem Şiiri - Şair Yazar Ali Saye

Şair Yazar Ali Saye
404

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

İsyan etsem

İsyan etsem duyar mı kimse?
Yoksa sesim, taş duvarlara çarpıp
Yine bana mı döner?
Kaç defa sustum da
Suskunluğum alkışlandı,
Kaç defa konuştum da
Doğrularım yargılandı?

Ey vicdan mahkemesi...
Bugün hangi hükmü vereceksiniz?
İnsan olmanın suç sayıldığı,
Merhametin zayıflık sanıldığı
Bu çağda,
Kimin elleri temiz kalabildi?

Söyleyin bana...
Bir insanın elinden tutmadım,
Hiçbir yüreğe dokunmadım,
Kimsenin gözyaşını silmedim,
Diyebilir misiniz?
Yoksa sustuğunuz her acının
Ortakları mı oldunuz?

Cesaret dediğiniz nedir?
Yüksek sesle bağırmak mı?
Yoksa kimsenin bakmadığı yerde
Bir düşeni kaldırabilmek mi?
Kalabalıkların içinde kahraman olmak kolaydır;
Asıl yiğitlik,
Kimsenin alkışlamadığı iyiliği yapabilmektir.

Bu şehirde
Evi olup yuvasız yaşayan insanlar tanıdım.
Çatısı vardı ama huzuru yoktu.
Sofrası kuruluydu ama
Bir lokmayı paylaşacak kimsesi yoktu.

Kalbi vardı,
Yıllardır konuşmayan...
Dili vardı,
Hakikati söylemekten korkan...
Gözleri vardı,
Her gece sessizce ağlayan...
Ve öyle insanlar vardı ki,
Gülüşleri bile
Yaralarının üstüne örttükleri ince bir örtüydü.

Kimisi çocukluğunu gömemedi,
Kimisi gençliğini yaşayamadı.
Kimisi bir babanın sevgisini aradı ömrünce,
Kimisi bir annenin sıcaklığını.
Bazıları ise
Hayat boyunca sadece
"İyi misin?" diye sorulmasını bekledi.

Bir insan düşünün...
Geceleri kimse duymasın diye
Yastığına ağlıyor.
Sabah olunca
Hiçbir şey olmamış gibi gülümsüyor.
Çünkü bu dünya,
Acısını göstereni zayıf sanıyor.

Oysa en büyük savaşlar
İnsanların içinde kopar.
Dışarıdan sessiz görünenler,
İçlerinde kıyamet taşıyabilir.

Soruyorum tekrar...

Vicdanınız rahat mı sahiden?

Yolda önünüzden geçen
Yorgun yüzleri hiç gördünüz mü?
Bir bankta tek başına oturan ihtiyarı,
Bir köşede mendil satan çocuğu,
Başını eğip yürüyen genci,
Gözlerini kaçıran kadını...

Onların hikâyelerini
Hiç merak ettiniz mi?

Yoksa herkes gibi
Geçip gitmeyi mi seçtiniz?

Çünkü insan bazen
Ekmeğe değil,
Bir cümleye açtır.

Bir "Yanındayım." sözü,
Bir ömrün yükünü hafifletebilir.
Bir tebessüm,
Yıllardır donmuş bir kalbi çözebilir.
Bir omuz,
Bir insanı hayata yeniden bağlayabilir.

Ne gariptir...

Binalar yükseldikçe
İnsanlık küçüldü.
Yollar uzadıkça
Kalpler birbirinden uzaklaştı.
Teknoloji konuşmayı çoğalttı,
Ama anlamayı unutturdu.

Herkes anlatıyor,
Kimse dinlemiyor.

Herkes görülmek istiyor,
Kimse görmüyor.

Herkes sevilmek istiyor,
Kimse sevmeyi öğrenmiyor.

Ve sonra...

Birileri sessizce gidiyor.

Arkasından
"Keşke fark etseydim." diyoruz.

Oysa insan,
Öldükten sonra değil;
Yaşarken hatırlanmak ister.

Bir yetimin başını okşamak,
Bir yaşlının elini tutmak,
Bir düşenin yükünü paylaşmak,
Bir garibin duasında yer almak...

Belki de dünyanın
En büyük serveti budur.

Çünkü mezara ne evler girer,
Ne makamlar,
Ne alkışlar...

Sadece yaptığın iyilikler
Seninle yürür sonsuzluğa.

Ey vicdan...

Sen gerçekten yaşıyor musun?
Yoksa çıkarların gölgesinde
Sessizce can mı veriyorsun?

Bir insan ağlarken
Başını çevirmek,
Belki suç değildir kanunlarda.

Ama yüreklerin mahkemesinde
En ağır cezalar,
Susanlara yazılır.

İşte bu yüzden
İsyan ediyorum.

İnsanın insana yabancılaşmasına,
Merhametin unutulmasına,
Çocukların gülüşlerinin çalınmasına,
Annelerin sessiz gözyaşlarına,
Babaların içine gömdüğü acılara,
Kimsesizlerin görünmez oluşuna,
Ve en çok da...

Vicdanı olduğu hâlde
Vicdansız yaşamayı seçenlere.

Çünkü biliyorum...

Bir gün hepimiz
Ne söylediğimizden önce,
Kime umut olduğumuzla anılacağız.

Ve o gün geldiğinde
Ne kadar yaşadığımız değil,
Kaç kalbe dokunduğumuz sorulacak.

İşte o gün...

Sessizlik değil,
Vicdan konuşacak.

Şair Yazar Ali Saye
Kayıt Tarihi : 15.07.2026 02:08:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!