Hele bir söylesene;
Ne alıp veremeyeceği var bu rüzgarın saçlarınla,
Yüzünü altın rengine boyayan bu ayışığının,
Bu ılık yağmurların; başına çiseleyen?
Kimsenin duyacağından korkmadan söyle,
Soran, söyleyen
Bilmem ki bilir misin
Eğri oturup doğru konuşmasını,
Savaşmasını tüm sevgisizliklere karşı,
Sevgiyi bir demet çiçek yapıp ellerinde,
Bilmem ki aşk üzerine konuşmalar yapabilir misin
Yerinde?
İstesen ülkeler bağışlayabilirsin bana
Kaf Dağı arkasından,
Masallar diyarından ülkeler,
Yüzünü göklerin mavisine vermiş masmavi göller,
Zora-mora girmeden
Tek bir gülüşünle.
Biliyorsan bana suları anlat,
Serinliğinde güneşin ılık ılık yıkandığı,
Dalgalarının portakal rengine boyandığı,
Enginlerinde balıkçıların avlandığı
Suları anlat.
Ben öyle sularda yolcu ettim sevgiliyi
Bırak rüzgar, götürme, bu şarkı benim değil,
O bana mahzun yüzlü sevgilimden armağan.
Bırak rüzgar, çıkarma, kanlı ok benim değil,
Kalbimin ortasına saplanmıştı bir zaman.
Bırak rüzgar, götürme, bu şarkı benim değil,
Yine yalamaya başladı körpe rüzgarlar denizi,
Sırf seni bana anımsatmak için.
Deniz bana sen sen göründü
Sinip sığınarak ıslak yosun kokularına,
Uzanıp uzanıp öperek kumsaldaki yıllanmış ayakizlerini,
Güneş saçlarının rengini serdi çarşaf gibi, kumlara,
Ayağında kalbim, elinde ruhum
Vurdun gidiyorsun ta uzaklara.
Gönlüm bir kandilde cançekişen mum,
Karşı koyamıyor karanlıklara.
Aşkın gözlerimde bir deli yağmur,
Doğuşunu anımsıyorum
Erzurum ‘daki Dumlu Dağları ‘ndan,
Adımı ‘Karasu’ koydular rengime bakıp,
O yüzden kara kara aktım höyükleri yalayarak,
Batan güneşleri izledim,
Bir çetin yolları göze alarak
Palandöken yaz içinde,
Sevilmeyen az içinde,
Bir kız sevdim naz içinde,
Bilekleri kardan aktı.
Saçlarında dağ havası,
Ruhum şimdi tavafta
Yücelerle birlikte.
Gövdem durur sahafta
Hecelerle birlikte.
Bir hak yolda giderim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!