Körpecik yüzüne yaman hayranım,
Bir haylaz, küçücük kızdan farkın yok.
He ne zaman görsem kaynıyor kanım,
Masmavi göldeki sazdan farkın yok.
Taşbebek gibisin; güzel, körpecik,
Yağmur damlaları saçında güzel,
Ayın parıltısı yanaklarında.
Teninde gülüyor körpe sabahlar,
Güller titreşiyor dudaklarında.
Gözlerin kehribar, sanki cilalı,
Sen yokken ne kadar çirkin bu deniz,
Ne kadar hırçın bu bulanık dalgalar,
Martı çığlıkları sarhoş nağralarından farksız,
Kumsal dikenli dikenli,
Pis suların ortasında kepazeliğe çıkmış
Yelkenli.
Yazar olsam; seni yazardım bir güzel masal yerine,
Ressam olsam; seni çizerdim tuvallerime,
Seni besteler, seni söylerdim müzisyen olsam,
Şair olsam; mısralarımda seni işlerdim,
Kumsal olsam; ayaklarını öperdim deniz yerine,
Kaptan olsam; deniz edinirdim sensizlere uzanan.
- Baba, gelin bir çayımı-kahvemi alın, canım.
Yaşlı adam sevimli çocuğun saçlarını karıştırıp bıraktı:
- Sağol, benim yavrum. Akşama doğru inşallah. Haydi uğurlar olsun. Git sat.
Yaşlı adam uzaklaşan çocuğun arkasından bakan delikanlıya döndü:
- Peki gardaş, hele şimdi de sen de ki; kimsin, necisin, ne işin var Sivas ‘ta?
Delikanlı kısa cümlelerle durumun bütün iskeletini çizdi. Adam daha bir sevinmiş, daha bir ısınmıştı. Hele delikanlının da ayni sıcakkanlılığı göstererek kendisini hemen ‘Baba’ diye çağırması daha çok hoşuna gitmişti. Daireyi gösterdi. Ayrılırken:
Sürme böyle kervanları arasız,
Bir mola ver, bu kumlarda ölümvar,
Koyma eli kızgın çölde devasız,
Uyanık yat, uykularda ölüm var.
Süs arama, giydirdinse kendini,
Umutlarla çıktık yola, İki mars, bir oyun olduk.
Kötü açık verdik zara, İki mars, bir oyun olduk.
Ahırdaki danamızla, Donumuzda yamamızla,
Anamızla, Babamızla İki mars, bir oyun olduk.
Değme; kalbim kanıyor,
Yanıp alazlanıyor,
Çile bitti sanıyor,
Gel de anlat kadere.
Ömrüm-günüm ağlamak,
- 1 -
Kapı çalındığında gecenin yarısıydı,
Bu saatte gelen kim ve nasıl birisiydi?
İsmail Ağa kalktı, bakındı çevresine,
Dönüp bir göz gezdirdi yaşlı ailesine.
İkisi de yaşlıydı; yetmişin üzerinde,
Bakma ağaçların kuruduğuna,
Herşeyi seyreyle bahara doğru.
Aldanma toprakta dağıldığına,
Herşeyi seyreyle bahara doğru.
Yok iken zerreden yapılmadın mı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!