Çiçekler ne ise sen işte osun,
Bütün güzel şeyler sana benziyor.
Bir masmavi deniz, bir yeşil yosun,
Bütün güzel şeyler sana benziyor.
Sularda martısın çığlık çığlığa,
Duyuyor musun yüreğimin sesini?
Kemiklerimdeki sızılarımın sesini duyuyor musun?
Acılarımın sesini,
Çilelerimin sesini,
Yolunu-yordamını şaşıran aklımın sesini,
Zavallı bedenimin sesini duyuyor musun?
Dünyanın acayip bir hali vardır;
Defteri dürerek korlar önüne.
Herşeyin diyeti, bedeli vardır;
İleri sürerek korlar önüne.
Çok fazla denersen çok ezberlersin,
Akıllının benim kadar delisini gördün mü?
Veya yolcunun benim kadar şaşkınını,
Aşığın benim kadar zavallısını,
İnsanın benim kadar aşığını,
Bağrıyanığın benim kadar cömerdini
Ve garibin benim kadar garibini?
-1-
Abdurrahman Dayısız neler çekti görevde,
Sürgün-mürgün yüzünden her gün başka bir yerde.
Evinden uzak kaldı, hanlarda yattı kalktı,
Ne bir gün karşı geldi, ne bir ayak uzattı.
Boyun kıldan incedir dayısı olmayanda,
Sen benim yüreğimdeki çekirdeksin,
Seni yaralı kalbime ekmişim gözlerimle,
Sevmişim, beslemişim, büyütmüşüm,
Körpe sabahlarda kanımla, canımla sulamışım,
Ninniler söyleyerek körpe gecelerde uyutmuşum,
Sana dertlerimi anlatmak isterdim
Göle atılan bir taş gibi düştün yüreğime,
Sudaki halkalar misali açılıp büyüdü acılarım,
Her yaram bir ayrı sızladı, sancılandı,
Küllendiğini sandığım ayrılık
Canlandı.
Sevmesen de söyleme; kırılır incinirim,
Yıllar yılı tak yaptım seni törenlerime.
Bilsem ki sevmiyorsun, kendimden tiksinirim,
Selam koyup yolladım gurbet trenlerine.
Sandım ki seven olur başkasını seveni,
Ben kutluyum, kutluyum,
Her gün, her an mutluyum,
Herşeyden umutluyum
Sen yanımda oldukça.
Dert kalmıyor sevince,
Körpecik yüzüne yaman hayranım,
Bir haylaz, küçücük kızdan farkın yok.
He ne zaman görsem kaynıyor kanım,
Masmavi göldeki sazdan farkın yok.
Taşbebek gibisin; güzel, körpecik,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!