Sen olmayınca nesini seveyim bu dünyanın?
İnsana çivit rengi bakan martısız denizlerini mi,
Gönlüme değirmentaşı gibi oturan dağlarını mı,
Gide gide tüketemediğim tozlu-tozaklı yollarını mı,
Ağaçlarında cıvıltı kalmamış ormanlarını mı,
Sinsi sinsi akıp gitmeye çalışan sularını mı,
Kimbilir nasıl üzüleceksin
Pencerelerde beklerken
Yollardan bir türlü görünmeyişime,
Şu eşikten bir daha giremeyişime
Kimbilir nasıl üzüleceksin,
Beni bulamayışına açtığın kapılar ardında,
İhtiyar saygıya layık olmalı,
Ol bir gün ihtiyar, kocamış olma.
Ummanlar dolaşmış kayık olmalı,
Ol bir gün ihtiyar, kocamış olma.
Ak-pak olur saçı ihtiyarların,
Her karanlık bir aydınlığı saklar içinde,
Çilelerimin karasevdanı sakladıkları gibi,
Izdıraplarımın,
Yalnızlığımın,
Umarsızlığımın sakladığı gibi.
Her karanlık gecemde senin aydınlığın,
Benim karakterim değildir sensiz olmak;
Gururum kırılır gururlar içinde,
İki elim böğürlerimde kalır
Ve iki ayağım bir pabuçta.
Ben ben olmaktan çıkar giderim
Sonuçta.
Neden seni sevip duruyorum?
Seni neden özlüyorum özleyebildiğim kadar?
Neden seni arayıp duruyorum pencerelerde, kapılarda?
Tozlu-tozaklı yollarda,
Papatyalar ve mor salkımlar içinde?
Neden seni görmek istiyorum yıldız çiçeklerinde
Ben seni incecik yağmurlara ısmarladım,
Kucakları güneşlere açılan yağmurlara;
Ateşe birer tanrısal öpücük gibi inen,
Bıktırıp usandırmadan dinen
Çisil çisil yağmurlara ısmarladım.
Onun için seni yağmurlarda bekliyorum
Yerleri, gökleri yaratan Tanrı
Seni yerlerden, göklerden güzel yaratmış.
Gecelerimi süsleyen yıldızlardan,
Denizdeki mehtaptan,
Karanlıklara değip geçen gecekuşlarından,
Martılara şifa olan körpe sabahlardan,
8
‘Gardaşcan, sanma ki kayalar sağır,
Hele var gücünle şu dağa bağır.’
Delikanlı:
- Ben sana dememiş miydim tatlı baharlara çıkacağımızı, Minicik. Dedi. Bak bu tatlı bahar sabahına… Bak bu güzel bahara…
Gediz ‘de kalmadı takat,
Vadılı lele Türkmen Kızı.
Deprem bizi etti sakat,
Vadılı lele Türkmen Kızı.
Kadirli ‘de vur adamı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!