Gediz ‘de kalmadı takat,
Vadılı lele Türkmen Kızı.
Deprem bizi etti sakat,
Vadılı lele Türkmen Kızı.
Kadirli ‘de vur adamı,
Tükettim bir körpe gençliği senin yolunda,
Karasevdanda eritiverdim kar gibi,
Ne acıdım, ne tek bir kere pişman oldum,
Verdim verebildiğimce
Eşi-benzeri görülmemiş bir cömertlikle harcadım,
Bir daha elime geçmeyeceğini bile bile
Ben seni incecik yağmurlara ısmarladım,
Kucakları güneşlere açılan yağmurlara;
Ateşe birer tanrısal öpücük gibi inen,
Bıktırıp usandırmadan dinen
Çisil çisil yağmurlara ısmarladım.
Onun için seni yağmurlarda bekliyorum
Ne yüzüne bakabiliyorum,
Ne saçlarını okşayabiliyorum,
Ne ellerini tutabiliyorum,
Ne sesini duyabiliyorum,
Ne de duygularımı fısıldayabiliyorum.
Vah bana… Vahlar bana…
Neden seni sevip duruyorum?
Seni neden özlüyorum özleyebildiğim kadar?
Neden seni arayıp duruyorum pencerelerde, kapılarda?
Tozlu-tozaklı yollarda,
Papatyalar ve mor salkımlar içinde?
Neden seni görmek istiyorum yıldız çiçeklerinde
Sana kalsa; hayallerini bile esirgersin benden,
Ne düşte gösterirsin kendini, ne gerçekte,
Kör bırakırsın beni çöllerde gündüz gözü,
Bir kuru haberini bile göndermezsin rüzgarlarla,
Esirgersin kuşlardan,
Kervanlardan,
Bir gün dağılacak bütün mezarlar,
İçi fırlayacak dışa toz gibi.
Dağlar yassılacak, gök dürülecek,
Eskimiş, porsumuş yırtık bez gibi.
Yanacak kayalar, tutuşacak yer,
8
‘Gardaşcan, sanma ki kayalar sağır,
Hele var gücünle şu dağa bağır.’
Delikanlı:
- Ben sana dememiş miydim tatlı baharlara çıkacağımızı, Minicik. Dedi. Bak bu tatlı bahar sabahına… Bak bu güzel bahara…
Yerleri, gökleri yaratan Tanrı
Seni yerlerden, göklerden güzel yaratmış.
Gecelerimi süsleyen yıldızlardan,
Denizdeki mehtaptan,
Karanlıklara değip geçen gecekuşlarından,
Martılara şifa olan körpe sabahlardan,
Sanıyor musun ki bilmiyordum volkan olduğunu,
Lavlar püskürttüğünü yerlerden göklere,
Yüzüne bakanı küllere çevirdiğini,
Yakıp kavurduğunu ateşinle,
Çekip yangınlara sürüklediğini
Elinle?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!