Sokak lambaları yeniden yandı,
Evlerde perdeler kapatılıyor.
Bedenim yeniden sokakta kaldı,
Kalbim ateşlerde kaynatılıyor.
Sokaklar ıpıssız, dar ve karanlık,
Yine kaplamış sessiz nağralar Aziziye Tabyaları ‘nı,
Yine rüzgarlar esip duruyor kan kokularıyla
Poyrazdan Kıble ‘ye,
Çimenler yine kankırmızı,
Çiçekler yine kankırmızı,
Yine kankırmızı otlar,
13*
Maşuka aşık olanlar görür canda cananı,
Canan canın, can cananın, canan da canın canı,
Ateş yanar, duman tüter, bir an varsa; bir an yok,
Ruh ruzigar, cesed toprak. Neyi gördün ki? Hani?
Kalbim bana isyan etti;
Sevda mevda istemiyor.
Bugün bana hep tan etti;
Çile mile çekemiyor.
Ömür boyu yaralandı,
Karanlıkta beliren bir ışık topu gibisin, elkızı,
Kestiremiyorum yakında mı, uzakta mı olduğunu,
Karanlığı öğütüyorum sabırtaşlarım arasında,
Beyaz tülbentlerden süzüyorum sabahlara kadar,
Bir durgun gölde bir cam parçası ararcasına,
Minicik bir pırıltı olarak senidir arıyorum,
Ara beni; dardayım,
Alevlerde, nardayım,
Bir ücra diyardayım,
Çevrem surla içinde.
Yüreğimde bir hazsın,
İLKLER
Hikmet Çocuk ‘un İlkleri
Hikmet BARLIOĞLU
Öyküler
“Fikret Polat ‘a”
‘Her yaşanan ilktir. HB’
-1-
'Marraş 'ın Çorrapları...' Diye çorap satardı,
Neş 'esiyle dünyayı birbirine katardı.
Çilelerden uzaktı, yalnız sevda peşinde,
Bütün gün eşek gibi çalışırdı işinde.
Mahallede bir kıza gönlünü vermiş idi,
- Duydun mu Perişan? “Cik” dedi. Parmak Çocuk “Cik” dedi.
- Duydum Ferhat, “Cik” dedi. “Cik” dedi bu kutsal konuk.
- Parmak Çocuk sen “Cik” mi dedin? “Cik” lendin mi güzel kuş?
Parmak Çocuk her hangi bir yanıt vermedi; bulunduğu yerde durgun, çekingen bakındı. Yine yem yemedi, yina su içmedi.
Ferhat Dede ile Perişan Nine, gözlüklerini taktılar, bir aynı gazetenin sayfalarını yarıdan bölüşüp okudular ve okurken kendilerine ilginç gelen konuları birbirlerine aktardılar. Perişan Nine bir ara, okuduğu sayfayı yaşlı eşine uzatarak:
- Şuraya bir baksana Allah aşkına, bey. Dedi. Adam neler neler söylemiş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!