Bana açılınca sırlar kapısı
Pireler denizi içerken gördüm.
Verildi elime ilmin tapusu,
En ağır filleri uçarken gördüm.
Bir güve tanıdım zarafetitle,
O gün ardınsıra canlar verirken
Götürdü rüzgarlar imdatlarımı.
Arkana bakmadan çekip giderken
İçerime gömdüm feryatlarımı.
Yüreğim kavruldu, yakıldı yandı,
Kalbim bir zavallı, inleyen bülbül,
Kavrulan göğsümün dar kafesinde.
Gözünde ne çiğdem, ne gül, ne bülbül,
Çırpınıp duruyor sın nefesinde.
Tellerden tellere çarpıp inliyor,
Kadehimi karasevdama kaldırıyorum,
Bu kankırmızı şarap karasevdamın şerefine,
Şarabım kırmızı, sevdam kara,
Zerre kadar acımadım be sevdaya harcadığım yıllara,
Bebek gibi besledi sevdamı çilelerim,
Ayrılığım,
İçim çiçeklerle süslü bir baştan bir başa,
Çiçeklerim karasevdamın çiçekleri,
Çiçeklerim salkım salkım,
Çiçeklerim dal dal,
Çiçeklerim nakış nakış,
Çiçeklerim desen desen,
Elemli gecelerin
İndim derinlerine.
Izdırap kabus olup
Çullandı üzerime.
Yalvarıyorum sana;
Tanıyamaz oldum bu bulutları,
Çiseleyen bu ilkbahar yağmurunu,
Ağaçların beyaza kesmiş körpe çiçeklerini,
Çiçekleri serin serin kucaklayan güneşi,
Tanıyamaz oldum
Aralarında göremediğim için
Yırtıp atma resmimi, bir kçşede yaşlansın,
Gözyaşını elimle sildiğimi unutma.
Resmime gülümse ki; yüreğim telaşlansın,
Seni candan yürekten sevdiğimi unutma.
Saçlarını tararken bir kristal aynada
Çileli bir kervandayım,
Hem ateşte, hem kandayım,
Bir sahilsiz ummandayım,
Senin için ağlıyorum.
Kalbim kalmış alevlerde,
Havaya bak, nice güzel,
Mehtap güzel, gece güzel,
Şive güzel, lehçe güzel,
Herşey güzel, sen olunca.
Rüzgar eser, fısıldaşır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!