Sakın ellerime değme, dokunma,
Boş yere saçına çiçek takınma,
Sakın yollarıma durup bakınma;
Sana olan sevgim tükendi bitti.
Hayatım kahrına emanet midir?
Aştım derdin üzerinden,
Sildim attım bedenimden
Şimdi var tut ellerimden;
Geliyorum sana doğru.
Hırslarımı hep boşladım,
Bir kız sevmişim ki; Aslı ‘dan Aslı,
Ne Leyla ‘ya benzer, ne Şirin ‘e,
Geçirmiş yüreğimi eline
Didikler durur örgü yerine şişlerle, bildiğince,
Güvendiğim dağlara kardır ki yağdırır
Gündüz,
Yüzüm gülmez oldu benim,
Tanrım, benim suçum ne ki?
Ateşlerde bu bedenim,
Tanrım, benim suçum ne ki?
Yanılıp bir aşka düştüm,
Tanrı ‘m seni affetsin, anam-babam
ömür boyu bana çektirdiklerin için,
gözlerimi yaş içinde bıraktığın,
yüreğimi yaraladığın
ve dünyamı kararttığın için.
Gündüzlerimi geceye, gecelerimi işkenceye,
Çöllere vurdu yine kervanlarım,
Kaldım yine uçsuz-bucaksız kum deryasında,
Sardı yine vahasız acımasızlıklar dört bir yanımı,
Ha bir damla suya muhtacım, ha sana muhtaç,
Hangi yağmayacak yağmurlara el-avuç açayım?
Hangi kızgın güneşleri kovayım başımdan sinek gibi?
Sığın yüreğime darda kaldıysan,
Yüreğim tenine kalkan gibidir.
Buzlar arasında, karda kaldıysan
Isıtır yüreğim; volkan gibidir.
Yüzün andırıyor sedefi, gülü,
El verdin, kol verdin, ağız, dil verdin,
Allahım ben sana şükretmez miyim?
Etten bir beyinle ödüllendirdin,
Allahım ben sana şükretmez miyim?
Hemen duyuyorum bir tek ses gelse,
Uzat ellerini uzaklardan, ben tutarım,
Ben duyarım, sen söyle şarkılarını,
Sezerim hafif hafif soluklar aldığını,
Yürüdüğünü uçar adımlarla buradan şuraya,
Güldüğünü, ağladığını, yaşadığını,
Çünkü sen benim hem dışımda, hem içimdesin,
Ava gidip dönmeyen var,
Dua edip ummayan var,
Nazar edip görmeyen var,
İnsanların içersinde.
Kimindeki kulak sağır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!