Neyleyim bomboş yüreği, bomboş kalbi,
Seninle dolu olmayan kalbi neyleyim?
Meğer ki; seninle dola bedenim, ruhum,
Mutluluğu böyle bulurum,
Kimseler beni bomboş sanamaz, bakıp da ellerime,
Sen zerre zerre işledikten sonra
Seni sevmek öksüz bir çocuğu sevmeye benziyor,
Seni sevmek bir bayramı sevmeye benziyor.
Ceviz yaprağı üzerine koyulmuş kirazı,
Mavi sulara kurulmuş bembeyaz gemiyi,
Islak suların yaladığı altın kumları.
Seni sevmek düşlü uykuları sevmeye benziyor,
Ne mendilim tuğralı,
Ne günlerim karalı,
Yalnız kalbim yaralı
Seni sevdim seveli.
Kaynayıp coşuyorum,
Seni sevince sabretmeyi öğrendim,
Durmayı, beklemeyi, bırakıldığım yerde kalmayı,
Direnmeyi öğrendim
Kasnakların zamanı sağabildiği ana kadar.
İsyan etmeyi öğrendim erimeye, çürümeye, bitmeye,
Pul pul olup dökülmeye.
Dalda kiraz gibisin,
Bir seçkin naz gibisin,
İçimde haz gibisin
Seni sevmek ne tatlı.
Bakınca can yakarsın,
Seni sevmek baharı sevmak kadar güzel,
Dalı, yaprağı, tomurcuğu sevmek kadar,
Yaz ortasında özlenen kışı,
Kış ortasında özlenen yazı sevmek kadar güzel,
Balık senize ne denli yakışırsa,
Daldan düşmüş bir yaprak rüzgara,
Laf ola, beri gele türünden sevmedim seni ben,
Kerem ‘e, Mecnun ‘a, Ferhat ‘a örnek olmak için sevmedim,
Sevmedim dillere destan olmak üzere,
Zaten ben bile bilemedim nasıl edip de seni sevdiğimi.
Bir de baktım ki;
Saplanmış yüreğime ucu zehirli bir ok,
Bahçeler bu kadar viran değildi
Sen nefes alırken, gezip yaşarken.
Geceler böylesi zindan değildi,
Sen nefes alırken, gezip yaşarken.
Her gün başbaşaydık, her gün elele,
Saçına güneş vurmalı ki; sen sen olasın,
Deniz yalamalı ki kumsalda ayaklarını,
Kumrular konup kalkmalı ki omuzlarına,
Dalmalı ki uzaklara gözlerin,
Bana hep öyle tepeden bakmalısın ki;
Sen sen olasın.
Yine sensiz oturdum denize bakan yamaca,
Yine sensiz izledim güneşin batışını,
Gözlerimin yaşı gibiydi deniz,
Mahmur dalgalar hüznüm gibi,
Yüreğim gibi kanayıp durdu gurub,
Kalbime saplanan hançer misali saplandı güneş sulara,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!