İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Kurbağa Sonbaharı

O merhametsiz anne, yaz, kocayıp eskimekte.
Böcekler kıt ve cılız.
Bu bataklık evlerde yaptığımız
Vıraklamak ve solmak sadece.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Genç ruhlar boğulup gitmesinler yeter ki
Tuhaf işler yapmadan ve tamamen sergilemeden övünçlerini.
Dünyanın suçlarından biridir bebeklerinin donuk büyümesi,
Yoksulu öküz gibidir, bükülgen ve kurşun gibi gözleri.
Bir şey değil açlık çekmeleri, ama öyle düşsüz açlık çekerler ki;
Bir şey değil tohum ekmeleri, ama nadiren alırlar semeresini;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ah gece! Gündüze dönüşme, gece olarak kal! Bir yıl boyunca gece kal!
Sevgilim yanımda! Eğer yapabilirsen, bir yüzyıl gece olarak kal!
Bekle, tehditkâr şafak! Bozuyorsun oyunumuzu,
Öldürüyorsun sevincimizi, üzüyorsun bizi!
Kaçırıyorsun gece karanlığında sürdüğümüz sefayı!

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Taşlar zamandır
Rüzgâr
rüzgârın yüzyılları
Ağaçlar zamandır
insanlar taştır
Rüzgâr

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Köylü delikanlılar
yeni oturma odaları inşa ederler
ne ki hiç kadın yok taşrada
köylü delikanlılar
yeni giysiler, ayakkabılar ve arabalar satın alırlar
ne ki hiç kadın yok taşrada

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kraliçe’nin Şikâyeti

Kalabalıklarda ve saray ahalisinin kelime oyunlarında
Azametle geçti bu dev, bunu anlatırım sana, sahnesinde
Maçuna gibi elleriyle,
Ekinkargaları misali vahşi ve siyah görünürler;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kraliçe diyorum sana.
Senden daha uzun kadınlar var, daha uzun.
Senden daha temiz kadınlar var, daha temiz.
Senden daha güzel kadınlar var, daha güzel.

Fakat kraliçe sensin.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Öldürüp duruyorlar Küba’da!

Yeni satın alınmış bir tabutla
kurtuldular şimdi Jesús Menéndez’den.
Çıkmıştı ortaya halkın kralı gibi,
araştırdı derin kökleri,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Amerika’nın şekline
baktığım zaman haritada,
gördüğüm sensin, ey sevdiğim:
başında bakır tepeler,
memelerin buğday ve kar,
ince belin,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kör ve kolsuz, bacaksız bir dilenci
Bir sekreter aldı yanına taşısın diye dilenci çanağını.
Önce sadaka verdim, sonra pişman oldum, ve güldüm sonra:
Zavallı dilenci yöneteci! Şiir için amma da malzeme!

[”Kasım Ayında Elin Titreyişi”nden]

Devamını Oku