İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

VIII

yorgun ağaç kurtaramaz kandan kendini
ve çaresizlik kaldıramaz onun dallarını

sahte yalınlık söyleyemez gerçeği

Devamını Oku
İsmail Aksoy

X

nefretin siyah mıknatısı soğurdu içine kaçışımızı
ve ıstırap kapatır çanağını ve dilenmez artık

hastalığın işine bakmasına yargılı

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XI

ve yeryüzünün baharında sadece daha derine batarım
ki büyür ağzımda ellerimde gırtlağım

vadideki alacakaranlık hızlandırırken adımlarını

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XII

gün giyinir rüzgârın buruşuk giysisini
ve ne onlardan nefret eden ne de onları tutabilen

aşık dallardan ve yapraklardan ayırırlarken kendilerini

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XIII

ölümün beyaz dorukları ardında kaç tane menzil
bırakmamalıyım ki sen kollarımdayken

sadece bu dürbünün görüntüleriyle vedalaşmak için

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XIV

oyulmuş siste şafağı söktü bir nilüfer göğünün
ve kamaşmış ağaçlar salladı sıçrayış tahtalarını

bahardı ve katladım dürdüm çölümü

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XIX

el yordamıyla arar ve birbirlerinin vaatlerine yük olur eller
bir ayak tüketir adamın ağzını fakat avutur takat

rüzgâr gülünün pas tutmuş unutkanlığı yarar etimizi

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XL

ve hiçbir şey anlamayan hiçbir şey hatırlamayacak
yaralarını bakır levhalarla süsleyen bir zaman hakkında

fakat kalan neyse kök salmayacak belleksiz

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XV

davullar yürür sabah ışığının idam alanında
ve bir beden uyanır sönmüş bir ruhun aylasında

nereye ait olduğunu bilmez bir elin renkleri solar

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XVI

ölüme yürüyen kaldırır bir deri bir kemik elini
vadi üstünde dönerek kayan bir uyarı için

boşluğun buzsu tınlamaları kamçılar adamın safiyetini

Devamını Oku