İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Milena, yüzün külrengi
yorgunsun kışın ağır havası gibi.
Yok oluyor birileri daima.
Ölüyor onlar, Milena,
şimdi öleceğin
ve öleceğim gibi,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Elzevir baskısı kitap sayfaları arasında bit gibi uyudu
başka insanlar; aralarında
tartışıyorlardı bu yeni çıkmış kitapları
futbol tartışır gibi, bazı goller atar gibi.
Fakat o zaman çağıldamıştık şarkıyla ortasında ilkbaharın
And dağlarının taşlarını kendiyle sürükleyen ırmaklar boyunca

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Üzümlerin sonbaharı bu.
Sayısız salkım titreşti.
Beyaz, peçeli salkımlar
yapışıyordu şirin parmaklarına
ve mavi üzümler doldurdu
hafif dolgun memelerini

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Korkunç hayvanların
kemikleri gibi, toprağın
kabuğunda yaşlı toprak fareleri,
batıl inançlı mirasçıları
encomienda’nın, karanlık
bir toprağın imparatorları, çevrilmişler

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O yeşil toprak teslim oldu
sarı olan her şeye, altın ekinlere,
tarıma, yapraklara, taneye,
fakat muazzam sancaklarıyla
ayaklandığında güz,
sensin gördüğüm,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Lokomotif öldürüyor izi, gümüştür iz,
Seriliyor menzile. Yenilip yutulacak gene de.
Koşması boşu boşuna.
Akşam karanlığında güzeldir boğulmuş tarlalar,
Şafak allayıp pullar rençperleri domuzlar gibi,
Hafifçe sallanarak kalın esvaplarında,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir peçeye döndürmekte geceyi
Boz altın ağları ay’ın,
Sürüklemekte bir gölde uyuyan
Kıyı ışıkları sarı salkım filizlerini.

Bir ad - O’nun adı -

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yalnızlık

Burada Şubat ayında bir akşam neredeyse ölecektim.
Yolun yanlış tarafına doğru, yanlamasına kayıyordu
araba donmuş kırağı üstünde. Karşıdan geliyordu arabalar -
farlar – hayli yaklaşmıştı.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yalnızlık

Hayli karanlık bugün; yağmurun arasından
görünmüyor dağ. Hayatı yeraltına sürükleyen
yağmurdur tek ses.
Ve yağmurla birlikte gelir soğuk.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yalnızlık bir yağmur gibidir.
Denizden akşamlara yükselir;
uzak ve ıssız ovalardan esip gelir,
çıkar göğe, her zamanki yerine.
Ve düşer gökten kentin üstüne.

Devamını Oku