İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Kayıp Hafızalı

Faydası yok, faydası yok, şimdi, Hatırlayış’a yalvarmanın!
Böylesi güzel bir boşluğu düzgünleştirmekten başka yapacak şey yok.
İsim, ev, araba anahtarları,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kayran

Sadece yolunu kaybetmiş biri tarafından bulunabilecek beklenmedik bir kayran var ormanın ortasında.

Kendi kendisini boğan bir ormanla çevrilidir o kayran. Likenlerin kül grisi kirli sakalıyla siyah ağaç gövdeleri. Işıkta birkaç yeşil dalın kımıldadığı tepelerinin büsbütün öldüğü o ağaçlar birbirlerine sımsıkı vidalanmış gibiler. Oranın aşağısında: gölgenin üstünde kuluçkaya yatan gölge, büyüyen bataklık.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ne tutarsan tut ellerinde
Onca özenle, istersen onca sevgiyle,
Tümüyle senin olanı, arkadaşım
Armağan etmelisin
Senin olmasını dilersen.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kapitalizmin temel
gizemi: nasıl oluyor da bir lira, bir müddet

durgun durduğunda, doğuruyor on kuruşu
hemen yanı başına - mesela: Reklamdaki gibi

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kaplan

Kaplan Kaplan, ışıltılı yanarsın,
Gecenin ormanlarındasın;
Hangi ölümsüz eldir ve gözdür ki,
Çevrimler senin dehşetli simetrini?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kaplanım ben.
Külçeler gibi geniş
ıslak mineral yapraklar arasında
senin için pusudayım.

Aydınlık ırmak büyür

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Hakkında neler düşünürüm bu gece Walt Whit-
man, ara sokaklarda dolandım ağaçların altında,
başım ağrıyordu, utangaç baktım dolunaya.
Aç bitaplığımda ve hayal alışverişinde,
girdim neonlu meyve süpermarketine, düşlüyordum
senin sayıp dökmelerini!

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Şimdi elekten dökülürcesine, tabaka tabaka,
Soğuk gelir nilüfer kökündeki çardağımıza.
Üzerinde solar yazın eski şemsiyeleri
Takatsiz eller misali. Korunak yok çok fazla.

Saat başı göğün gözü genişletir

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kanalı Geçiş

Fırtınanın çarptığı güvertede, rüzgâr sirenleri kedi gibi ciyaklar;
Her bir eğilmesinde, çarpılmasında ve titreyişinde, hantal gemimiz
Denizi yarıp gazaba savrulur; hışım misali karanlık,
Dalgalar tokat savurup durur, saldırarak inatçı tekneye.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gürültünün asla dalamayacağı o pak
merkezden, o dokunulmamış balmumundan,
gelir o berrak, doğrusal yıldırım,
sarmallara meraklı güvercinler,
gölge ve balık kokulu
geç sokaklara doğru.

Devamını Oku