Uyuyanlar
O iki uyuyanın olduğu sokağı
Göstermiyor hiçbir harita.
Kaybettik izini.
Mavi, değişmeyen bir ışık altında
uzanırdı yazları göller gümüşkağıtlar gibi,
şimdi otobüsleri gidiyor, yanık farlarıyla
ağır ağır parkların yanından.
[1981]
Gündelik bir meme gibi dokunuyorum nefrete,
durmaksızın geliyorum elbiseden elbiseye,
çok uzakta uykularda.
Ben değilim, hiçbir işe yaramam, kimseyi tanımıyorum,
denizden ya da ağaçtan bir silahım yok,
Şiirsel yumurtalar yumurtlayan
Vakur şairane bir tavuğum ben
Ve kıvamımı çoğaltmak için
İçimden azıcık yalvarırım.
Yumurta sarısının felsefesini yaparız,
Berrak bir Ekim gecesinde gibi
ulaşır Kuzey’den gelen leoparlar
yarıp geçerek ufku
ve toplanır insanlar alanlarda dua etmek için
ya da sessizce seyretmek için sadece.
Niçin varoşların yollarını kapatıyorsunuz ki?
İsla Negra’daki deniz kıyısındaki evimi
sendikalara bırakıyorum,
bakırın, kömürün ve güherçilenin işçilerine.
Eziyet görmüş oğulları ülkemin
dinlensin orada.
Baltalar ve hainler tarafından tahrip edilmiş,
Bırakıyorum eski kitaplarımı, toplanmış
dünyanın her bir köşesine, tapınılmışlar
o görkemli dizgesinde,
Amerika’nın yeni şairlerine,
onlara, kabaca durdurulmuş dokuma tezgahında
yarının manifestosunu dokuyacaklara.
Terk ettiğim çay yaprakları,
Ve şu çarpık çizgi
O kraliçe ayasında
Umurumda değil artık.
Benim siyah hac yolculuğumda
Bu ay oyuklu kristal yumak
Ve Aralık’la Ocak arasında
bulunan o ayın adı nedir?
Hangi yetkiye dayanarak numaralandı
bir salkımdaki on iki üzüm?
Ruh için iyi olan
geceleyin uzun yürüyüşlerdir:
dikizlemektir pencereleri
birayla çıldırmış kocalarından
kurtulmaya çalışan
yorgun kadınları seyretmektir.




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla