İSLİ ATLAS
Onlar o sahte şafağı, o sığ ve sırıtan sabahları kutsayadursunlar;
Benim zifirime kök salmayan her beyaz, avuçlarında patlayan bir cam kırığıdır ancak.
Anladım ki; her ışık aslında bir borçlanmadır gölgeye, her parıltı bir diyettir karanlığa...
Onlar o mermer sükûnetleriyle birer mucize olduklarını varsayarken,
Bilmezler ki; ufuk sandıkları o çizgi, bendeki uçurumun ilk adımıdır.
Çekip alsam altlarından bu devasa, bu isli ve kadim atlası;
O muazzam sandıkları aydınlıkları, boşlukta yankılanan bir intihar çığlığına döner.
Onlar, benim mutlak yokluğumun üzerine teyellenmiş eğreti birer kurgu;
Ben zihnimi kapatsam, her biri isimsiz birer hiçliğe savrulacak.
Şimdi çeksinler o sentetik adımlarını ruhumun sarnıcından,
Bedeli kocaman bir hayatla ödenmiş günahlarımın kutsal enkazında tepinmesinler!
Onların 'saf' dediği o kumaş, henüz çarmıha gerilmemiş bir kibrin çiğliği;
Benimse her yaram, hakikate kesilmiş mühürlü birer makbuzdur.
Işıkları, benim gövdeme, benim karanlık dağıma çarptığı için bir isme sahip;
Yoksa onlar, ezelin dehlizlerinde unutulmuş, yüzü olmayan birer boşlukturlar.
Varlıkları, benim deryamın üzerine çekilmiş ince ve aldatıcı bir cila;
Onlar o sığ pırıltıda kendilerini ararken, ben dipten gelen bir sabırla köklerini suluyorum.
Eğer ben o karanlık irademle kendi üzerime kapanırsam,
Onlar, sırrı dökülmüş birer yansıma gibi boşlukta silinip gidecekler.
İtiraf ediyorum;
Onlar aslında o kadar beyaz değiller...
Sadece benim karanlığım çok sahici.
Murat Ozan Avcı
Murat Avcı Ozan
Kayıt Tarihi : 1.07.2026 11:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İtiraf ediyorum; Onlar aslında o kadar beyaz değiller... Sadece benim karanlığım çok sahici.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!